ŞEHİRLER ARASI TRANSFER
Büyük Marmara Depremi ile ilgili kabus gibi sözler! '10 yıl içinde olabilir' diyerek 24 ili tek tek saydı...
Büyük Marmara Depremi ile ilgili son dönemlerde uzman isimlerden korkutan açıklamalar geliyor. Bu açıklamalardan sonuncusu TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Balıkesir İl Sorumlusu Aysun Aykan'dan geldi. Aykan, Türkiye genelinde 5.5 büyüklüğünde deprem üretebilecek 500 diri fay olduğunu ifade etti. Büyük Marmara Depremi ile ilgili de konuşan Aykan, "Marmara Denizi içerisinde beklediğimiz deprem 60 yıl beklemeyecek; zaman aleyhimizde ilerliyor. Ülkemizde istatistiki olarak her 7 yılda bir büyük deprem oluyor. Zaten her 50 yılda bir Marmara çevresinde 7'den büyük bir deprem gerçekleşiyor. Dolayısıyla şu an bile olsa şaşırmayız." dedi. Aykan, merkezinden diri fay geçen 24 ili tek tek sayarak uyardı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Balıkesir İl Sorumlusu Aysun Aykan, 12 Kasım 1999 Düzce depreminin yıldönümünde Türkiye ve Balıkesir'deki deprem gerçeğine dikkat çekti. Türkiye'nin pek çok kentinin deprem yönünden riskli durumda olduğuna dikkat çeken Aysun Aykan, can ve ekonomik kayıpların yaşanmaması için uyarılarda bulundu.
Büyük Marmara Depremi ile ilgili kabus gibi açıklama! ’10 yıl içinde olabilir’ diyerek 24 ili tek tek saydı...
Ülke genelinde şehir içinden diri fay hattı geçen kent sayısının 24'e yükseldiğini belirten Aysun Aykan başta Balıkesir olmak üzere Kocaeli, Bursa, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl'ün risk altında olduğunu ileri sürdü.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Balıkesir İl Sorumlusu Aysun Aykan Düzce Depremi ile ilgili, "12 Kasım 1999 tarihinde Düzce'de meydana gelen ve 845 insanımızı kaybettiğimiz, yaklaşık 2 bin 700 kişinin yaralandığı, 15 bin civarında yapının ağır hasar gördüğü 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından 22 yıl geçti. Türkiye'nin pek çok kenti riskli durumdadır. Can ve ekonomik kayıpların yaşanmaması için afet riskini azaltıcı çalışmalar yapmalıyız" diye konuştu.
BÜYÜK MARMARA DEPREMİ İÇİN 24 İLİ TEK TEK SAYARAK UYARDI
Türkiye'nin önemli bir bölümünün deprem tehlikesi ve riski altında bulunduğunu kaydeden Aykan, "Ülkemizin önemli bir bölümü deprem tehlikesi ve riski altındadır. Türkiye Diri Fay haritasına bakıldığında; 5.5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip yaklaşık 500 diri fay bulunmaktadır.
Bu faylardan özellikle kırılma zamanı gelmiş olanların yani sismik boşluk olarak tanımladığımız, yerleşim yerlerinden geçenler büyük risk oluşturmaktadır. Marmara Denizi içindeki Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey koluna ait fay segmenti ve Balıkesir-Gökçeyazı Fayı da sismik boşluktur ve Buralara çok dikkat edilmesi gerekir. Şuan ki yapılan çalışmalara göre şehir merkezinden diri fay geçen kent sayısı 24 olmuştur.
Risk altındaki bu iller; Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl'dür. 24 kentimiz, 80'i aşkın ilçemiz doğrudan fay hatları üzerindedir; Bu fayların kırılması durumunda ilk önce fay zonu üzerindeki yapılar zarar görecektir" ifadelerini kullandı.
MARMARA İÇİN KABUS GİBİ SENARYO
Marmara Bölgesi'nde olması beklenen depremin nüfus yoğunluğu dikkate alındığında çok büyük kayıplara yol açabileceğini dile getiren Aysun Aykan, "1999 Depremleri Türkiye için milat oldu, Biz ondan önce de deprem Yaşadık ama bu depremler sanayinin, nüfusun, yapı stokunun fazla olduğu yerde idi. Dolayısıyla yapısal zararlarımız fazla oldu, çok fazla vatandaşımız hayatını kaybetti, çok büyük ekonomik kayıp yaşandı ve gelecek Marmara Depreminin de çok parlak olmadığı, kayıpların fazla olacağını ifade edebilirim. Marmara genelinde düşünürsek 6 milyon yapı stoku var ve bu çok fazladır. Burada, çok eski tarihi yapılar var, eski semtlerimiz var, kaçak yapılar var; Bu yüzden buradaki yapıların depreme hazır olduğunu söylemek doğru değil" dedi.
"BALIKESİR'DE 7.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLECEK FAY VAR"
Balıkesir özelindeki depremsellik hakkında da açıklamalarda bulunan Aysun Aykan, "Balıkesir il ve ilçeleri dünyanın sismik yönden en aktif faylarından biri olan Kuzey Anadolu Fayının güney koluna ait fay segmentleri üzerinde konumlanmıştır. Balıkesir ve İlçeleri, geçmişte 1577, 1672, 1845, 1867, 1897, 1898, 1944, 1935, 1953, 1964 yıllarında meydana gelen depremlerden önemli bir şekilde etkilenmiştir.
Balıkesir ilinde gelecekte yıkıcı deprem oluşturabilecek 20 fay zonu bulunmaktadır ve bunların büyük bir kısmı 7 ve 7.2 büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahiptir; Bu yüzden Balıkesir'in deprem tehlikesinin yüksek olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Balıkesir'deki yerleşim birimlerinden geçen; Edremit Fayı, Balıkesir Fayı, Bandırma İlçesi'nin yerleşim birimlerinden Bandırma Fayları ve Yenice-Gönen Fay Zonu boyunca yoğun bir yapılaşma ve dolayısıyla nüfus yoğunluğu söz konusudur. Bu yüzden buralara çok dikkat edilmesi gerekiyor ve gerekli tedbirlerin titizlikle alınması gerekiyor.
Balıkesir-Gökçeyazı Fayı'nın 7.2 büyüklüğe kadar depremler üretebildiği araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu fay üzerinde yapılan paleosismolojik çalışmalarda, 2 bin yıldır kırılma olmadığı görülmüştür. Normal şartlarda bin yılda bir deprem üreten bir fay. Böyle olunca ciddi bir enerji birikmesi vardır. Buralara dikkat edilmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
"BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ 10 YIL İÇİNDE BÜYÜK İHTİMALLE OLABİLİR"
Marmara Denizi'nde 10 yıl içinde büyük bir deprem olma ihtimalinin yüksek olduğu yorumunu yapan Aysun Aykan, "Marmara Denizi içerisinde beklediğimiz deprem 60 yıl beklemeyecek; zaman aleyhimizde ilerliyor. Ülkemizde istatistiki olarak her 7 yılda bir büyük deprem oluyor. Zaten her 50 yılda bir Marmara çevresinde 7'den büyük bir deprem gerçekleşiyor. Dolayısıyla şu an bile olsa şaşırmayız.
Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi içinden geçen, kuzey koldaki deprem dağılımlarına bakıldığında, en son depremlerin 1509 ve 1766 yılında gerçekleştiğini, 200–250 yıllık tekrarlama periyotları olduğundan bu alan bir sismik boşluktur. Tarihsel dönemde 1766 yılında olmuş olan deprem, Avusturya'dan İtalya'ya kadar geniş bir coğrafyada hissedilmiş olup tüm Marmara Bölgesinde tahribat oluşturmuştur. Düşünün ki böyle bir depremin tekrarı tüm Marmara Bölgesinde çok fazla yıkımlara neden olacaktır.
Ulusal ve uluslararası yapılmış çalışmalara göre; 1999 Depreminden sonra 30 yıl içerisinde yüzde 65 ihtimalle 7'den büyük maksimum 7.6 büyüklükte bir depremin Marmara Denizinde olacağı yönündeydi. Bu süreden 20 yıl geçtiğini düşünürsek, 10 yıl içinde olma ihtimali yüksek. Fakat depremin ne zaman olacağını bilemiyoruz. Tam tarihini bilemesek de Marmara Denizi'nde mutlaka büyük bir deprem olacak.
Marmara Denizine kıyısı olan tüm illeri; İstanbul, Balıkesir, Bursa, Yalova, Çanakkale, Kocaeli, Tekirdağ ağır bir şekilde etkileyecektir. Balıkesir, özellikle Bandırma, Erdek gibi kıyı ilçelerimiz bu depremden çok fazla etkilenecek ilçelerimizdir. Bu deprem, Türkiye'nin ekonomisine zarar verecektir. Bu yüzden bu depremi çok fazla önemsememiz ve gerekli önlemleri almamız gerekiyor" diye konuştu.
Türk Konseyi 8.Zirvesi toplandı! Başkan Erdoğan: Tarihi kararlar alacağız...
Türk Konseyi 8.Zirvesi Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda toplandı. Toplantı önces aile fotoğrafı çekildi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Konseyin aılışında bir konuşma gerçekleştirdi. Erdoğan, 2040 vizyon belgesinin açıklanacağını belirtti, "Tarihi kararlar alacağız" dedi.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda Türk Konseyi'nin 8.Zirvesi gerçekleşti. Zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, gözlemci ülke Macaristan'ın Başbakanı Viktor Orban, gözlemci üye statüsüyle konseye ilk defa katılacak Türkmenistan'ın Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev katılıyor.
Toplantı öncesi aile fotoğrafı çekilirken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan açılış konuşmasını yaptı. Erdoğan, 2040 yılı vizyon belgesinin açıklanacağını ifade ederken, tarihi kararlar alınacağını vurguladı. Erdoğan, ticaretin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini de vurguladı.
"TİCARETİN ÖNÜNDEKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMALIYIZ"
Başkan Erdoğan'ın konuşmasında şu ifadeler yer aldı:
Zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Barış, huzur ve refahı tüm bölgemize yayma irademizin tezahürü olacaktır. Siyasi ve toplumsal dayanışmamız gibi iktisadi işbirliğimizi de müşterek adımlarla güçlendirmeliyiz.
Transit geçiş belgelerini artık gündemden çıkarmalıyız. Geçiş ücretlerini rekabetçi bir düzeye çekmeliyiz. Ticaretin önündeki her engeli kaldırmalıyız.
"AZERBAYCAN-NAHÇIVAN BAĞLANTISI HAYATİ ÖNEM ARZ EDİYOR"
Doğu-Batı-Orta Koridor dahil tüm yolları coğrafyanın ana arteri haline getirmeliyiz.
Azerbaycan Nahçıvan bağlantısı da hayati önem arz ediyor.
"TÜRK DEVLETLERİ SİVİL KORUMA TEŞKİLATI KURULMASINI TEKLİF EDİYORUZ"
Sayın Binali Bey'i Ak Sakallar Konseyi'ne Türkiye'nin Ak Sakalı olarak atadık. Konseyin çalışmalarına her alanda katkı sağlayacağına inanıyorum. İslam ve yabancı düşmanlığı gibi çağımızın vebası olan yıkıcı akımlarla mücadelede birlikte hareket etmeliyiz. Doğal afetlerle mücadele için Türk Devletleri Sivil Koruma Teşkilatı kurulmasını teklif ediyoruz.
"TEKNOFEST'İ SENEYE AZERBAYCAN'DA YAPACAĞIZ"
Türk Dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı tecrit ve ambargonun hafifletilmesinde kıymetli desteklerinize güveniyorum. Aile resmimizin daha da zenginleşmesi için önümüzdeki dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canı gönülden arzu ediyoruz.
Dört yıldır ülkemizde başarıyla düzenlenen TEKNOFEST'i gelecek sene Azerbaycan'da gerçekleştireceğiz. Dönem başkanlığımız süresince bu küresel meselede çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesi için yoğun çaba harcayacağız.
YENİ DÖNEM BAŞKANLIĞI TÜRKİYE'NİN
Erdoğan, Türk Karabağ Zaferi dolayısıyla Türk Konseyi adına "Türk Dünyası Ali Nişanı"nı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e takdim etti. Başkan Erdoğan, Aliyev'e hitaben şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı, aziz kardeşim, muzaffer ali başkumandan İlham Aliyev. Dirayetli liderliğinizde Karabağ'da yaklaşık 30 yıllık süren işgale 44 gün gibi kısa bir sürede son verilmiştir. Bu sadece Azerbaycanlı kardeşlerimiz için değil, Türk dünyası için büyük anlam taşımaktadır. Vatan muharebesi sonucunda yıllardır uygulanmayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları hayata geçirilmiştir. Azerbaycan bu şekilde uluslararası kamuoyunun hafızasına adalet mesajını nakşetmiştir. Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlaması Türk dünyasının birliğini ve beraberliğini pekiştirmiştir. Karabağ'ın azatlığının sembolü olan har-ı bülbül Türk dünyası için zaferin müjdecisi olmuştur. Karabağ Zaferi, sadece işgal altındaki toprakları azat etmemiş, aynı zamanda bölgemizde özlemini duyduğumuz kalıcı barış, istikrar ve iş birliğine giden yolun da önünü açmıştır."
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev'e yaptığı hizmetlerden dolayı nişan verdi. Aliyev, bu nişana layık görülmesinden dolayı çok mutlu olduğunu vurguladı, Başkan Erdoğan ve konsey üyelerine teşekkür etti.
ALİYEV: TÜRKİYE BİZİ YALNIZ BIRAKMADI
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev konseyde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Azerbaycan'ın dünyada yalnız olmadığını ve Türkiye'nin her zaman yanında olacağını gösterdi. Bugün Türk dünyası ülkeleri arasında ortak bir vizyonumuz var. Bu ortak vizyonun sağlam bir temele oturması gerekiyor. Zengezur koridoru Türk dünyasını birbirine bağlayacak ve bizleri Avrupa'ya bağlayacak.





