ŞİLE - AĞVA HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN HER ŞEY
ŞİLE
‘Şile’ adının Merçanköşk denilen küçük çiçekli, hoş kokulu bir kır bitkisinden geldiği ileri sürülür. Bununla beraber tarihin erken devirlerde; Aschil, Philee, Artane ve Kilia gibi isimler de Şile'ye isim olmuştur. Şile ve çevresi hakkında yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan bulgular, örneğin bazı dere yataklarında bulunan çakmak taşlarından yapılmış aletler, yöre tarihinin Paleolitik ve Mezolitik devre kadar uzandığına işaret eder.
Şile'de ilk yerleşik kent, büyük olasılıkla denizci bir kavim olan Miletoslular tarafından Philee adıyla MÖ VIII. yüzyılda kurulmuştur. Şile'nin Kuzey kesiminde, deniz kıyısındaki kumsalın hemen ardında yükselen kayalar üzerinde bir kent inşa eden Miletoslular’ın aynı yüzyıllarda Marmara ve Karadeniz kıyılarında bir takım ticaret kolonileri kurduğu da bilinir. Nitkim Şile’de bulunan Yalı, Uçurumaltı ve Tavanlı mağaralarında bu döneme dair izler bulunmuştur.
Şile, antik çağda iki defa istilaya uğramıştır. İlki antik Yunanlar’ın MÖ 401 yılında gerçekleştirdikleri Pers seferinden geri dönüşlerinde komutanları Xenophon tarafından, ikincisi de kıyı şeridini takip ederek ilerleyen Romalı komutan Lucullus tarafından gerçekleştirilir. Yaşadığı dönemi kayda geçiren Atinalı tarihçi komutan ve yazar Ksenophon (MÖ yaklaşık 432 - MÖ 355) en tanınmış eseri Anabasis’te, Şile civarında Bitenlerden kaçarken 10.000 askeri ile saklandığı devasa bir mağaradan bahseder. İşte bu mağara, günümüzdeki Sofular Mağarası olmalıdır...
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
Tarihin akışı içinde; Lydiahlar, Persier ve Galatlar’dan sonra MÖ I. yüzyılda Romalılar Şile’ye hâkim olmuştur. Hristiyanlığın baskı altına alındığı dönemlerde özellikle MS III. yüzyılda, bazı Hristiyan grupları Doğu Roma İmparatoru Diodetiadm’dan (284-305) kaçarak Kızılca, İnkese ve Sofular Köyleri yakınlarındaki mağaralara sığınarak hayatlarını sürdürdükleri bilinir. Zaman içinde Cenevizliler de Şile’ye bir süre hâkim olmuştur. Ocaklı Kale olarak da adlandırılan Şile Kalesi o dönemlerden kalmadır. 1075 yılında Bizans İmparatorluğu'nun önemli şehirlerinden İznik(Nicaea) ile İzmit’i(Nicomedia) ele geçirip Güney Marmara Bölgesi’ne tamamen hâkim olan ve 1077 yılında da Anadolu Selçuklu Devleti’nin temellerini ataran Kutalmışoğlu Süleyman Şah, bu tarihlerde Şile'yi de devletinin sınırlarına dahil eder. Ancak Kutalmışoğlu'nun vefatından sonra 1097 yılında Haçlı orduları Şile’yi Selçuklular'dan tekrar geri aldılar. Bu tarihten sonra Şile uzun bir zaman için Bizans hakimiyetinde kalır.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
Osmanlılar, Şile’yi ve Şile'nin de içinde yer aldığı Mesothynia (Kocaeli) yarımadasını daha Osman Gazi zamanında hedef bölgeler arasında dahil etmişler, zaman zaman bu bölgeye Osmanlı akıncıları gelerek yağma ve baskı hareketlerine başlamışlardı. Bu birlikler, 1304 yılı başlarına kadar İstanbul Boğazı'na kadar her an her yerde görülmekteydiler. Hatta bir gemi bulduklarında boğazı geçiyor, İstanbul önlerine kadar bile geliyorlardı. Şile ve Hieron(Yoros) Kale’leri onların saldırılarına hedef oluyordu. Buralardan panik halinde kaçan Rum halkı İstanbul'a sığınıyor, bu durum sosyolojik, ekonomik ve sağlık açısından Bizans merkezini bir hayli rahatsız ediyordu. Hatta Şile Kalesi, bu sırada 1305 yılında bir süreliğine Osmanlılar’ın eline bile geçmişti. 1337'de İzmit'in fethi ile Kocaeli Yarımadası’nın tamamında Osmanlı hakimiyeti tesis edildi. Daha sonra Hereke, Yalova ve Armutlu'nun da fethedilmesiyle Osmanlı Devleti sınırları boğaz sahiline kadar dayandı. Bu durumda Bizans'ın Anadolu ile irtibatı sadece Şile ve Boğaziçi ile sınırlı kaldı. Şile’nin Osmanlılar’ın eline tam olarak geçişi, Sultan Yıldırım Bayezid zamanında gerçekleşir. Yıldırım Bayezid, 1396’da İstanbul’u kuşatmaya karar verdiğinde, Boğaz üzerinde daha avantajlı bir durum sağlamak için Timurtaş Paşa’nın oğlu Yahşi Bey’i boğaz geçiş noktalarını ele geçirmekle görevlendirir. Böylece Şile Bölgesi ve Şile Kalesi savaş yapılmadan, anlaşma yolu ile ele geçirildi. Ancak Yahşi Bey’in İstanbul kuşatmasına katılmak üzere İstanbul üzerine ilerlemesini fırsat gören Bizanslılar, Şile üzerinde yeniden egemen oldular. 1395’te Yahşi Bey, Şile’yi ikinci defa fethederek Osmanlı topraklarına kalıcı biçimde kattı. 1401 Ocak ayında imzalanan resmi bir antlaşma ile Şile’nin Türk topraklarına katılması tescillendi. Bu tarihten itibaren Şile, 1. Dünya Savaşı’na kadar 500 yıl boyunca Türkler’in yönetiminde kaldı. 19. yüzyıl Osmanlı kayıtları incelendiğinde Şile kazasının 1846’da Zaptiye Müşirliği’ne bağlı olduğu görülür. Şile kazası, arşiv belgelerine göre 1876’da Dersaadet Şehremaneti’ne bağlanır. 1877 Devlet Salnamesi’nde ise Şile’nin, Zaptiye Nezareti’ne bağlı Üsküdar Mutasarrıflığı’na bağlı olduğu belirtilir.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’na göre, Şile’nin egemenliği yeniden el değiştirir. Mondros hükümleri gereğince 1920’de, silahtan arındırılan Boğazlar Bölgesi sınırları içinde alınan Şile, İngilizler’in denetimine verilir. Şile 1920’de uğradığı İngiliz işgalinden, Türk ordularının İzmir’e girişinden sonra İstanbul üzerine yürüyen III. Kolordu birliklerinden bir süvari tümeni tarafından 7 Ekim 1922’de kurtarılır ve ilk belediyelerden biri, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte 1923’te Şile’de kurulur. 1924’te bütün sancaklar vilayet yapıldığında, Şile idari olarak Üsküdar’a bağlanır. 1926’da yapılan yeni düzenlemeyle Üsküdar kaza haline getirilir ve İstanbul iline bağlanır. 2004 yılında ise Şile İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alınır.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
AĞVA
Romalılar, Hititler, Frigler ve Osmanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan, İlçemizin en önemli turizm duraklarından biridir Ağva… İki dere arasında kalan bu güzel mahalle, ilçenin en eski yerleşim yerlerinden biri olup, butik otelleri ile bir turizm cennetidir.
İstanbul merkeze 90 Km, Şile merkeze 31 Km uzaklıkta bulunan Ağva; eşsiz koyları, nehir kenarında yer alan romantik işletmeleri ile doğa severlerin tercih sebebi. Dere kenarında bulanan butik otellerde konaklama ve eşsiz yemekleriyle lezzet durakları sunan Ağva, doğal güzellikleriyle doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için farklı rotalarıyla ev sahipliği yapmayı devam ediyor. Göksu deresi kenarında bulunan işletmelerde yöresel kahvaltı ve dünya mutfağının örneklerini tadabilirsiniz. Türkiye’nin ve dünyanın her tarafından gelen turistlere hitap eden Ağva’dan tekne gezintisi yapmadan ayrılmayı unutmayın.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
İstanbul’a yakın konumda bulunuyor olması sebebiyle dikkat çeken Şile, her mevsim hafta sonu gezilerinin en sevilen konumlarından biri olmayı başarıyor. Karadeniz kıyısında uzanan mavi bayraklı plajları ve muhteşem doğal güzellikleri ile mutlaka görülmesi gereken bir yer olan Şile, doğasıyla sunduğu huzurla yoğun ilgi görüyor. Ev sahipliği yaptığı asırlık deniz feneri, manzaraları ve çam ormanları arasında gizlenen tarihi Şile’yi kısa süreli geziler için en ideal noktalardan biri haline getiriyor.
Özellikle bahar aylarının gelmesiyle birlikte Şile’de gezilecek yerler kısa bir kaçamak yapmak isteyen herkes tarafından merak edilmeye başlıyor. Eğer siz de hafta sonu gezileriniz için Şile’yi ziyaret etmeyi düşünüyorsanız sizler için derlediğimiz görülmesi gereken yerler listesine göz atabilirsiniz.
Şile Kalesi
Şile Feneri
Şile Saklı Göl
Hanımsuyu Çeşmesi
Gürlek Mağarası
Avcıkoru Tabiat Parkı
Değirmençayırı Şelalesi
Darlık Barajı
Ağlayan Kaya
Göksu Deresi
Bu liste Şile’nin turistik açıdan en dikkat çekici yerlerinin tamamını gezmenizi sağlıyor. Fakat elbette liste dışında kalan ve mutlaka görülmesi gereken pek çok farklı yer olduğunu da bilmelisiniz. Konaklayabileceğiniz çeşitli olanaklara da ev sahipliği yapan Şile, farklı tatil ihtiyaçlarını başarılı şekilde karşılıyor. Bu sebeple her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor. Aynı zamanda Şile’de her mevsim farklı güzellikler barındırıyor. Bu yüzden sadece bahar ve yaz aylarında değil, istediğiniz her an ziyaretinizi yapabilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
1. Şile Kalesi
Şile’nin köklü tarihini daha yakından görmek isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken tarihi bir yapı olan Şile Kalesi, Ocaklı Ada Kalesi ismiyle de anılıyor. Bugüne dek varlığını koruyabilmeyi başarabilmiş en önemli tarihi yapılardan biri olması ile dikkat çekiyor.
Şile Kalesi bugünkü haline ulaşabilmek için 2015 yılında bir restorasyon çalışmasına uğradı. Çalışma sonrası kültürel yapısını ve görüntüsünü kaybettiği eleştirilse de halen Şile’nin en dikkat çekici ve en çok ziyaret edilen yapılarından biri olma özelliği taşıyor. Kaleye şahsi aracınız ile ulaşabilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
2. Şile Feneri
Şile denildiğinde akıllarda canlanan fotoğraf genellikle Şile Feneri olur. Çünkü fener, Şile’nin en çok fotoğraflanan turistik yeri olma özelliği taşır. 1800’lü yıllarda yapıldığı düşünülen ve Osmanlı döneminden bugüne gelebilmiş şaheser yapılardan biri olan Şile Feneri oldukça etkileyici bir yapı. Fransız mühendisler tarafından inşa ettirildiği düşünülen ve 19 metre yüksekliğe sahip olan Şile Feneri, bu özelliği ile sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da en uzun deniz fenerinden biri olma özelliği taşıyor.
Gün batımı ve gün doğumu saatlerinde sunduğu muhteşem manzara bu saatlerde Şile Feneri’nin oldukça kalabalık olmasına yol açıyor. Fenerin içerisinde hizmet veren küçük bir müze de bulunuyor. Fenerin dışarıdan fotoğrafını çekebilir ve içeri girerek antika objeleri inceleme şansı yakalayabilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
3. Saklı Göl
Şile merkezine yaklaşık 8 km mesafede olan ve Kamandere Köyü sınırları içerisinde yer alan Şile Saklı Göl, yapay bir baraj gölü olarak biliniyor. Göl içerisinde özellikle kahvaltı yapabileceğiniz çeşitli işletmeler mevcut.
Güzelliği ile görenleri büyüleyen ve akıllara kazanmayı başaran Şile Saklı Göl, Sonbaharda Tatile Gidilebilecek Yerler listesinin de başında yer alıyor. Huzurlu bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız ziyaret edebileceğiniz Şile Saklı Göl, yürüyüş parkurlarından mangal yapmanıza imkan tanıyan mesire alanları gibi farklı olanaklara da ev sahipliği yapıyor. Tuvalet ve mescit gibi imkanların da olması uzun saatler geçirmenize imkan veriyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
4. Hanımsuyu Çeşmesi
Mısırlı Hatice Hanım tarafından yaptırıldığı düşünülen Hanımsuyu Çeşmesi, Şile’de yer alan en dikkat çekici yapılardan biri. 1870 yılında yapıldığı düşünülen çeşme bugüne dek varlığını koruyabilmiş yapıların başında gelmesi sebebiyle de dikkat çekici. Hacı Kasım Mahallesi’nde yer alan Hanımsuyu Çeşmesi’ne şahsi aracınız ile ulaşabilir ya da merkezden yürüyerek ulaşım sağlayabilirsiniz.
Çeşme her ne kadar sıklıkla bakıma uğrasa da bazı dönemlerde su vermiyor. Bölgedeki inanışa göre ise çeşmeden su içilmesi kişinin şansının açılacağı anlamı taşıyor. Belki siz de bu efsaneye kulak vererek suyun tadına bakabilirsiniz!
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
5. Gürlek Mağarası
Görenleri büyüleyen sarkıtları ve girişinde bulunan manzara; Gürlek Mağarası’nı Türkiye’nin en popüler mağaralarından biri haline getiriyor. 1985 yılında keşfedilen ve dolayısıyla henüz yeni keşfedilmiş bir mağara olması sebebiyle de dikkat çeken Gürlek Mağarası’nın ilk Hristiyanlık dönemlerinde hapishane olarak kullanıldığı düşünülüyor.
Gürlek Mağarası’nın derinlerine inmek tehlikeli ve kesinlikle önerilmiyor. Keyifli bir doğa seyahati yapmak için de ziyaret edilebilecek Gürlek Mağarası, merkezden aracınızla ulaşabileceğiniz bir konumda yer alıyor. Mağaraya girmek için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
6. Avcıkoru Tabiat Parkı
Günübirlik geziler için en çok ziyaret edilen yerlerden biri olan Avcıkoru Tabiat Parkı, trekking, yaban hayatı gözlemciliği, kamp ve piknik yapmak için oldukça uygun bir yer. Büyük şehirlerin kaos ve gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler tarafından tercih edilen Avcıkoru Tabiat Parkı, macera ve ekstrem heyecanlar ile dolu anlar yaşamanızı sağlayacak alanlara sahip.
Bitki zenginliği konusunda da oldukça önemli olan Avcıkoru Tabiat Parkı, doğa ile iç içe benzersiz bir deneyim vadediyor. Şile merkezine 26 km mesafede yer alan Avcıkoru Tabiat Parkı’na şahsi aracınız ile kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Kişi başı 9 TL ücret ödeyerek Avcıkoru Tabiat Parkı’na giriş yapabilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
7. Değirmençayırı Şelalesi
Özellikle doğa fotoğrafçılığı meraklıları tarafından yoğun bir ilgi gören Değirmençayırı Şelalesi, Şile merkezine yalnızca 33 km uzaklıkta yer alıyor. Sarp kayalar üzerinden dökülen bembeyaz suları ile en sıcak yaz günlerinde bile serin havasını korumayı başarıyor!
Şile’nin en sevilen gezi alanlarından biri olan Değirmençayırı Şelalesi, İstanbul’dan günübirlik seyahat gerçekleştirenler tarafından da yoğun bir ilgi görüyor. Şelalede vakit geçirirken buz gibi şelale sularında yüzebilir, etrafta bulunan mesire alanlarında arkadaşlarınız ya da aileniz ile keyifli bir gün geçirebilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
8. Darlık Barajı
Darlık Barajı İstanbul’a çok yakın konumda bulunması sebebiyle özellikle hafta sonlarında adeta turist akınına uğruyor. 1988 yılında Darlık Deresi üzerine inşa edilen ve günümüzde büyüleyici bir manzara sunan Darlık Barajı çevresinde bulunan mesire alanları ve rekreasyon alanları ile de oldukça çarpıcı ve dikkat çekici.
Şile merkezine yaklaşık 30 km mesafede bulunan dolayısıyla şahsi aracınız ile kolaylıkla ulaşabileceğiniz Darlık Barajı zengin bir balık çeşitliliğine sahip. Dolayısıyla barajda yapılabilecek en keyifli aktiviteler arasında olta balıkçılığı da var!
Yaz aylarında sandallarla baraj turlarına çıkabilir, doğa yürüyüşleri yapabilir, bisiklet turlarına veya meditasyon eğitimlerine katılabilirsiniz. Çocuklu aileler ve kalabalık arkadaş grupları için de ideal bir yer olan Darlık Barajı, doğa ile iç içe huzurlu bir gün geçirmenizi sağlar.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
9. Ağlayan Kaya
Ağlayan Kaya, Şile’nin en turistik yerlerinden biri. Dünyanın her yerinden fotoğrafçılar tarafından adeta akına uğrayan bu yer ilçe merkezine yalnızca 10 dakikalık kısa bir yürüyüş ile ulaşılabilecek mesafede. Bir doğa anıtı olan Ağlayan Kaya, hakkında anlatılan efsanevi aşk hikayesiyle çok daha popüler hale gelmiş durumda.
Özellikle gündoğumu ve günbatımı saatlerinde sunduğu muhteşem manzara turistler tarafından akına uğramasına yol açıyor. Sessiz ve huzurlu bir ortama sahip olsa da çevresini saran doğal güzellikleri trekking turları ile keşfedebilirsiniz. Bunun yanı sıra ince kumlu küçük bir plaja da sahip olan Ağlayan Kaya, denize girmek isteyenler için de olanak sunmayı başarıyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
10. Göksu Deresi
Göksu ya da Ağva Deresi, el değmemiş doğal güzelliği ile Şile’nin en çok tercih edilen turistik yerlerinden bir diğeri. Karadeniz’e dökülen Göksu deresi çevresinde bulunan sazlıklar ile yeşilin her tonunu ziyaretçilerine sunuyor. Ev sahipliği yaptığı bitkiler ise büyük bir zenginliğe sahip.
Göksu Deresinin çevresinde balık restoranları, dere manzaralı kır bahçeleri, mesire alanları ve bungalovlar bulunuyor. Bahar ve yaz aylarında derede kano ve sandallar ile gezinti de yapabilirsiniz. Keyifli bir gün geçirmek için çok sayıda olanak sunan ve her bütçeye uygun konaklama alternatifleri bulunduran Göksu Deresi etrafına şahsi aracınız ile kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
11. Ağva
Şile denildiğinde akla ilk olarak Ağva geliyor. Şile’nin merkezine yalnızca 30 km uzaklıkta bulunan bir belde olan Ağva, İstanbul’un en popüler tatil beldelerinden biri. El değmemiş doğal güzellikleriyle görenleri büyülemeyi başaran dolayısıyla her geçen yıl daha popüler olan Ağva; her istek ve her bütçeye uygun otellere ev sahipliği yapıyor. Öyle ki Şile otelleri seçeneklerinin büyük bir çoğunluğunun Ağva’da yer aldığı biliniyor. Hem hafta sonu gezileri hem de yaz tatilleri için en çok tercih edilen noktalardan biri olan Ağva’da mutlaka görmeniz gereken yerler şu şekilde sıralanabilir:
Ağva Plajı
Şile Kalesi
Şile Feneri
Şile’den Ağva’ya ulaşmak için merkezden kalkan toplu taşıma araçlarını tercih edebilir ya da şahsi aracınız ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Ağva’nın özellikle yaz aylarında çok kalabalık olduğunu ise göz ardı etmemelisiniz. Eğer Ağva’da daha sakin ve huzurlu bir tatil istiyorsanız ilkbahar ve sonbahar aylarında gelmelisiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
12. Kilimli Koyu
Şile’de yer alan Kilimli Koyu; yeşil ve mavinin her tonunu ziyaretçilerine sunuyor. Çarpıcı bir güzelliğe sahip olan ve yaz aylarında oldukça kalabalık hale gelen koy, ince kumlu bir sahile de ev sahipliği yapıyor. Turkuaz rengi denizi ve ev sahipliği yaptığı balık sürüleriyle görenleri büyülemeyi başaran Kilimli Koyu’nda her yıl tüplü ve tüpsüz dalış turları gerçekleşiyor.
Çocuklu aileler için de ideal bir denize girme alanı olarak biliniyor. Eğer dilerseniz Kilimli Koyu’nda kamp da yapabilirsiniz. Bunun yanı sıra gün içerisinde yararlanabileceğiniz kafe ve restoranlar da bölgede bulunuyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
13. Ayazma Plajı
Ayazma ya da Şile Halk Plajı ismiyle anılan plaj özellikle İstanbul’dan yaz aylarında denizin tadını çıkarmak isteyenler tarafından yoğun bir ilgi görüyor. Güzelliği ile Ege ve Akdeniz’i aratmayacak ve tertemiz olması sebebiyle dikkat çeken Ayazma Plajı Şile’nin mavi bayrak ödüllü en özel plajlarından biri olma özelliğine sahip.
1,5 kilometreyi bulan uzunluğa ve 50 metre genişliğe sahip olan Ayazma Plajında kullanabileceğiniz şezlong ve şemsiyeler de bulunuyor. Şezlong ve şemsiyeleri turistik tesislerden kiralayabilir, aynı tesislerden yeme içme ihtiyaçlarınızı da karşılayabilirsiniz. Merkezden kısa bir yürüyüş ile ulaşım sağlayabileceğiniz ve tamamen ücretsiz olan Ayazma Plajı, Şile’nin en sevilen turistik yerlerinden biri.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
14. Tarihi Şİle Evleri
Şile kültürel açıdan dikkat çekici bir nokta, bu sebeple her yıl yüzlerce kültür turizminin başrolünü oynamayı başarıyor. Şile’de gerçekleşen kültür ve fotoğraf safarilerinin değişmez adreslerinden en önemlisi ise tarihi Şile evleri! 18 ve 19. yüzyılda yapıldığı düşünülen ve Arnavut kaldırımlı dar sokakları süsleyen tarihi Şile evleri, 2 veya 3 katlı şekilde inşa edilmiş.
Oldukça çarpıcı mimariye sahip olan evlerin sayısı 150’yi buluyor. Çoğunlukla ahşap malzeme ile inşa edilen ve asırlık çınar ağaçları altında çayınızı yudumlayarak huzurlu atmosferin tadını çıkarmanıza olanak sağlayan tarihi Şile evleri, merkeze oldukça yakın konumda yer alıyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
15. Kumbaba Tepesi
Kumbaba Tepesi ya da Kumbaba Plajı ismi ile anılan ve Şile’nin en turistik yerlerinden biri olan bu yerin en önemli özelliği kumlarının şifalı olduğunun düşünülmesi. Bu özelliği sebebiyle Osmanlı döneminden beri tedavi amaçlı olarak her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.
Şile’de keyifli bir deniz günü yaşamak isteyenlerin tercihi olan Kumbaba Tepesi, Şile’nin en güzel plajları arasında bulunuyor. Çölü andıran devasa kum tepeleriyle sarılı plaj, halen tedavi olmak için gelenler ile dolu. Kum banyosu yaparak denize girebileceğiniz, muhteşem fotoğraflar çekebileceğiniz ve doğa yürüyüşleri gerçekleştirebileceğiniz Kumbaba Tepesi’ne şahsi aracınız ile ulaşabilirsiniz.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
16. Şile Atatürk Ormanı
Sarıdan yeşile doğanın her tonunu görmek ve muhteşem bir tablo içerisinde yer almak istiyorsanız Şile Atatürk Ormanı’nı mutlaka ziyaret etmelisiniz! Karadeniz kıyısı boyunca uzanan Şile Atatürk Ormanı ilçe merkezine yalnızca 3 km uzaklıkta bulunuyor. Dolayısıyla kısacık bir yürüyüş ile kolaylıkla ulaşabilir ve onlarca ağaç çeşidi arasında uzanan yollarda bisiklete binebilir, trekking yapabilir veya doğa yürüyüşleri gerçekleştirebilirsiniz.
Şile Atatürk Ormanı etrafında çocuk oyun alanları ve mesire alanları da bulunuyor. Bunun yanı sıra bölgede hizmet veren kır bahçelerini veya seyir teraslarını da tercih edebilirsiniz. Oldukça keyifli bir gün geçirmenize olanak tanıyan Şile Atatürk Ormanı, fotoğraf safarileri içinde en ideal yerlerden biri.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
17. Hacıllı Köyü
Hacıllı şelalesi ve binlerce yıllık Gürlek Mağarasına ev sahipliği yapması sebebiyle dikkat çeken Hacıllı Köyü, Şile’ye 30 km uzaklıkta yer alıyor. Sahip olduğu huzurlu ve sessiz atmosferi bugüne dek korumayı başarabilmiş olması ise oldukça dikkat çekici.
Günübirlik gezilerin vazgeçilmez adreslerinden biri olan Hacıllı Köyü, trekking ve fotoğraf safarileri için en ideal yerlerden biri. Bunun yanı sıra köy içerisinde tertemiz havada organik ürünler tadarak alışveriş yapabileceğiniz pazarlar da kuruluyor. Köy etrafında bulunan irili ufaklı şelaleler, yemyeşil dereler ve mesire alanları ise her yıl yüzlerce kişi tarafından ziyaret edilmesini sağlıyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
18. Serintepe Piknik Alanı
60 dönümlük büyük bir yeşil alanı kapsayan ve panoramik Karadeniz manzaralarına hakim bir tepe üzerinde bulunan Serintepe Piknik Alanı, Şile’nin en sevilen mesire alanlarının başında geliyor. Sıcak yaz günlerinde bile serin kalmayı başaran eşsiz bir havaya sahip olan Serintepe Piknik Alanı, kalabalık arkadaş grupları ve çocuklu aileler tarafından yoğun bir ilgi görüyor.
Yemyeşil ormanlar içerisinde yürüyüş yapabilir, geniş çocuk oyun alanlarında çocuklarınızla keyifli vakit geçirebilirsiniz. Serintepe Piknik Alanı ilkbahar ve yaz aylarında düğün gibi çeşitli organizasyonların da sıklıkla gerçekleştiği bir yer. Serintepe Piknik Alanı’na şahsi aracınız ile kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Giriş için ücret ödemeniz gerekiyor fakat bu fiyata oturacağınız masa da dahil ediliyor.
şile - ağva hakkında bilinmesi gereken her şey
19. Kalemköy
Kendine ait pek çok özelliği ile Kalemköy, Ağva’da Gezilecek Yerler listesinde kendisine yer bulmayı başarıyor. Kalemköy, Şile’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Çevresini saran buz gibi dereler ve irili ufaklı şelaleler ile eski zamanlardan beri popülerliğini kaybetmeyen Kalemköy, onlarca bitki ve ağaç türlerine ev sahipliği yapıyor.
Doğa ile iç içe olmak ve gezintilere çıkmak için en ideal noktalardan biri olan Kalemköy, geçmiş yıllarda Bizans ve Roma medeniyetlerine ev sahipliği yaptığı bilinen bir yer. Bugüne dek ev sahipliği yaptığı medeniyetlerden izleri hala taşıyan ve bunları ziyaretçilerine sunan Kalemköy, sizlere yalnızca doğal harikaları ile değil kültürel zenginliğiyle de çarpıcı bir seyahat deneyimi sunuyor. Seyahatiniz esnasında yeme içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz yöresel yemekler hazırlayan restoranlara da mutlaka uğramalısınız.





