SPECIAL PROGRAM FOR COUPLE
SPECIAL PROGRAM FOR COUPLE
18/07/2022 – 29/07/2022
6 NIGHTS in İSTANBUL (BED & BREAKFAST)
1 NIGHT in BURSA ( BED & BREAKFAST)
2 NIGHTS in TRABZON (BED & BREAKFAST)
2 NIGHTS in UZUNGÖL (BED& BREAKFAST)
PROGRAMME;
18 July: Transfer from İstanbul Airport + İstanbul city tour and check-in to hotel in Taksim.
19 July: Sapanca & Maşukiye& Kartepe (Mountain) trip.
20 July: Hotel check-out. Transfer from İstanbul to Bursa. Bursa city tour + transfer for hotel check-in in Bursa.
21 July: Hotel Check-out. Full day Bursa & Uludağ (Mountain) Tour + transfer to İstanbul/Taksim for hotel check-in.
(Note: Going and return for Bursa is via Osmangazi Bridge)
22 July: Yalova city tour.
23 July: Hotel Check-out. Transfer to İstanbul Airport for Trabzon International Airport.
Transfer from Trabzon Airport + Trabzon City tour + Hotel check-in in Trabzon center.
24 July: HIDIRNEBİ HIGHLAND + ÇAL CAVE + SERA LAKE TOUR.
25 July: Hotel Checkout after Breakfast and travel for Uzungöl tour.
UZUNGÖL + SULTANMURAT YAYLASI (HIGHLAND). Hotel check-in in Uzungöl.
26 July: AYDER HIGHLAND + ZİLKALE TOUR (CASTLE)
27 July: Hotel Check-out. Transfer to Trabzon Airport for returning to İstanbul. Half day tour inside İstanbul + Hotel check-in in Taksim.
28 July: Full day car inside İstanbul.
29 July: Hotel check-out after breakfast. Transfer from hotel in Taksim to İstanbul Airport.
Special notes:
1- The date of tours may be changed according to the demand of the customers.
2- The hotels are optional. As you are going to stay for 3 times in İstanbul, you have right to choose these different hotels for each stays.
3- Full day car takes maximum 12 hours per day.
4- Flight tickets for going and return for Trabzon/İstanbul will be given for afternoon hours. If you wish, you may choose evening.
HOTELS in İSTANBUL:
1- MİDTOWN 4* (Bed& Breakfast)
(1 DOUBLE DELUXE ROOM)
2- ELITE PRESTIGE 4* (Bed & Breakfast)
(1 DOUBLE ROOM )
3- TAXIM HILL HOTEL 4*(Bed & Breakfast)
(1 DOUBLE ROOM)
3- GRAND ÖZTANIK HOTEL 4*(Bed & Breakfast)
(1 DOUBLE ROOM)
HOTELS in BURSA:
1- TİARA THERMAL 4* (Bed& Breakfast)
( 1 DOUBLE EXECUTIVE ROOM)
2- GÖNLÜFERAH CITY 4* (Bed& Breakfast)
(1 DOUBLE SUPERIOR ROOM)
3- GRAND TURKUAZ 4* (Bed& Breakfast)
(1 DOUBLE ROOM)
HOTELS in TRABZON:
1- PARK DEDEMAN 4* (Bed& Breakfast)
( 1 DOUBLE ROOM with MOUNTAIN VIEW)
(If there is availability, your room will be upgraded as sea view)
2- FUNDA HOTEL 4* (Bed& Breakfast)
(1 DOUBLE SUPERIOR ROOM)
(If there is availability, your room will be upgraded as sea view)
3- GRAND VAVES (Bed& Breakfast)
(1 DOUBLE ROOM)
HOTELS in UZUNGÖL:
1- İNANLAR HOTEL (Bed& Breakfast)
( 1 DOUBLE ROOM)
2- SOYLU HOTEL ( (Bed& Breakfast)
(1 DOUBLE ROOM
Including Services
11 Nights accommodation
1 dbl room with breakfast
All Transfers
Full day cars by private car with driver
Accomodation of the driver along with Bursa trip
Mountain entrances
Parking, fuel oil, bridge, highway prices
Flight tickets 2 ways (İstanbul-Trabzon & Trabzon-İstanbul)
Excluding Services
Lunch and dinner
Personal Expenses
Bakan Ersoy: Mayıs itibariyle İstanbul yüzde 35’in üzerinde turist almaya başladı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Son bir aydır İstanbul’da 2019 biliyorsunuz en çok turist aldığımız yıldı. Bu sene mayıs itibariyle 2019’un çok çok üzerinde, yüzde 30-35 üzerinde turist almaya başladı.” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde düzenlenen Başkent Kültür Yolu Festivali Açılış Töreni’nin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kültür ve sanatın turizmin vazgeçilmez parçası olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, “Kültür ve sanat, turizmin vazgeçilmez parçaları. Eğer siz turizm ülkesi turizm şehri olmak istiyorsanız zaten birçok rakibiniz var demektir ve rakiplerinizden ayrıştığınız nokta sizin kültür sanatınız. Siz diğer rakiplerinizden size özgü kültürünüz ve sanatınızla ayrışıyorsunuz. Bu bağlamda çok yatırım yaptı Bakanlığımız son birkaç senedir. Bu etkinlikler bir bakıma belirli süreç içerisinde uluslararası etkinlikleri de dahil ediyoruz. Şehirlerimizin yeni marka yüzlerini oluşturmaya çalışıyoruz. Bu şehrin kültür ve sanatta da marka olduğunu göstermek istiyoruz. Bu da o şehirlerimizi cazibe noktası haline getiriyor yabancılar açısından” diye konuştu.
“MAYIS İTİBARİYLE İSTANBUL YÜZDE 35’İN ÜZERİNDE TURİST ALMAYA BAŞLADI”
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, İstanbul’un 2019’a nazaran mayıs ayında yüzde 30-35 üzerinde turist almaya başladığını açıklayarak şunları söyledi:
“Kültür ve sanat turizm ile birleştiği zaman muazzam sonuçlar elde ediyoruz. Zaten İstanbul’a yaptığımız yatırımların karşılığını bu sene görüyoruz. Son bir aydır İstanbul’da 2019 biliyorsunuz en çok turist aldığımız yıldı. Bu sene mayıs itibariyle 2019’un çok çok üzerinde, yüzde 30-35 üzerinde turist almaya başladı. Yaptıklarımızın sonuçlarını çok kısa sürede vermesi açısından kültür ve sanata yapılan yatırımlar çok önemli. Biz bundan sonra da bu tarz yatırımlara olan ilgimizi artırmaya devam edeceğiz.”
Ersoy, açıklamasının ardından 75. Devlet Resim ve Heykel Yarışması Sergisi ve Etnografya Müzesi’nin açılışını gerçekleştirerek incelemelerde bulundu.
İstanbul'a gelen turist kafilelerine dadanan hırsızlar yakalandı
İstanbul’da bir otelde konaklayan ve kahvaltı yapan turist kafilesinin arasına “Turist” rölünde sızan İspanya ve Peru uyruklu iki hırsız, üç turistin çantasını çaldı. İki suç ortağı da çaldıkları paralarla yakalandı. İstanbul Polisi; Bayrampaşa İlçesi'nde bir otelde yaşanan hırsızlık olayıyla ilgili inceleme başlattı. İki hırsız, Bayrampaşa İlçesi Yenidoğan Mahallesi'nde bulunan bir otelde konaklayan ve sabah kahvaltısı yapan turist kafilesinin arasına "Turist" rölünde sızarak Endonezya uyruklu S.S., H.S. ve P.C. isimli üç turistin çantalarını çaldı.
İki hırsızın, içerisindeki paraları ve cep telefonlarını aldıktan sonra çantaları yol kenarındaki bir otobüsün altına attıkları, kiraladıkları araçla olay yerinden uzaklaştıkları ve çaldıkları cep telefonlarını ise uzak bir noktada çöpe attıkları tespit edildi.
Güvenlik kamera görüntülerinden açık kimlikleri belirlenen İspanya uyruklu M.İ.A.A. ve Peru uyruklu N.A.C., Ataşehir İlçesi'ne bağlı Kayışdağı Mahallesi'nde konakladıkları otelde yakalanarak gözaltına alındı. İki suç ortağının üzerlerinde yapılan aramalarda bin 240 euro, iki bin 121 dolar, iki bin 160 lira, 10 Peru Nuevo'su ve bin Arnavutluk Leki'si ele geçirildi. İki suç ortağı da "Açıktan Hırsızlık" suçundan adliyeye sevk edildi.
Vali Yerlikaya'dan Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi temel atma programına davet
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbulluları Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nin temel atma programına davet etti. Vali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İstanbul'un fethinin 569. yıl dönümünde, 29 Mayıs Pazar günü 16.00'da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin temeli atılacak, 145 bin 300 fidan toprakla buluşacak. Gelin, fetih coşkusuyla fidanlar dikelim" ifadelerini kullandı.
Yerlikaya, paylaşımda yer alan video mesajında da 29 Mayıs Pazar günü tüm İstanbulluların iki büyük coşkuyu beraber yaşayacaklarını söyledi. İstanbul'da 2018'den bugüne 13 millet bahçesinin yapımının tamamlandığını ifade eden Yerlikaya, şöyle devam etti:
"2 milyon 200 bin metrekarelik bu bahçelerde kadını, erkeği, genci, yaşlısı tüm hemşehrilerimiz 40 bini aşkın ağacın gölgesinde yürüyüş yapıyor, dinleniyor, çocuklarımız oyunlar oynuyor. Millet bahçelerimiz, İstanbul'umuzun sadece bugünü için değil geleceğimiz, çocuklarımız, torunlarımız için nefes olacak. Gelin, bu pazar Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'ne fidanlar dikelim. Bir tek ağaç dalı için kanunname hazırlatan Fatih Sultan Mehmet Han'ı, onun muzaffer ordusunu rahmet, minnet ve saygıyla yad edelim. Fetih coşkusuyla fidanlar dikelim."
Uzmanlar uyardı! Sıcak hava kavuracak
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nce hava sıcaklıklarının, Marmara Bölgesi’nde mevsim normallerinin 4 ile 12 derece üzerinde seyredeceği açıklandı. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarıya çıkılmaması konusunda uyarıda bulunan Uzman Doktor Murat Ülgey, özellikle sıcak havalarda sıvı kayıplarıyla birlikte vücut direncinde düşüşler yaşandığına dikkat çekti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi’nce yapılan açıklamada, hava sıcaklıklarının artarak, Marmara Bölgesi’nde (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Yalova) hafta ortasına kadar mevsim normallerinin 4 ile 12 derece üzerinde seyredeceğinin tahmin edildiği duyuruldu. Buna göre Edirne’de hava sıcaklıklarının 32-35 derece olması tahmin ediliyor. Hava sıcaklıklarının artmasına bağlı olarak ihtiyaçlarını karşılamak için dışarıya çıkan vatandaşlar, gölgelik alanlarda güneşten korunmaya çalıştı. Kimisi gölgelik olan banklarda oturup dinlenirken kimisi ise iş yerlerinin altına sığınarak güneşten korundu.
Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte özellikle kronik hastalar ve yaşlılar için sıkıntılı günlerin de başladığını belirten Uzman Doktor Murat Ülgey, şeker, tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı ve akciğer hastalığı olan kişilerde değerlerin yükselmesi ve ilaç yetersizliklerinin ortaya çıktığını ifade etti. Özellikle sıcak havalarda sıvı kayıplarıyla birlikte vücut direncinde düşüşler yaşandığını söyleyen Uzman Dr. Ülgey, özellikle kronik rahatsızlığı olanlara belirlenen saatler arasında dışarıya çıkmamaları konusunda uyarıda bulundu.
"10.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkılmamalı"
Özellikle hava sıcaklığının en yüksek olduğu 10-00-16.00 saatleri arasında güneş altında dolaşılmaması gölgede ve serin yerlerde durulması gerektiği konusunda uyarıda bulunan Uzman Dr. Ülgey, Bunun dışında işlerini halletmek için havanın giderek serinlendiği ve nem oranının düştüğü dönemlerde dışarı çıkılması önerisinde bulundu. Sıcak havalarda dikkat edilmesi gereken noktalardan birisinin de giyim tarzı olduğunu aktaran Uzman Dr. Ülgey, kıyafet seçiminde mümkün olduğunca açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Koyu renkli kıyafetlerin güneşi daha fazla çektiğini ve sıvı kaybı ile güneş çarpmalarına yol açtığını söyleyen Uzman Dr. Ülgey, mümkün olduğunca teri çeken pamuklu kumaştan yapılmış kıyafetleri tercih etmek gerektiğine değindi.
Gıda tüketimi ve sıvı alımının da büyük öneme sahip olduğunu belirten Uzman Dr. Ülgey, "Yüksek sıcaklıklarda terle birlikte bol miktarda tuz kaybı ortaya çıkmaktadır. Bu da vücutta halsizlik, kırgınlık gibi şikâyetlere yol açmaktadır. Sıvı kaybı sonucunda böbrekte iyi çalışmama sorunları ortaya çıkmaktadır. O yüzden mutlaka bol sıvı tüketilmesi oldukça önem arz etmektedir. Bu dönemde normalden daha fazla sıvı tüketilmesi gerekiyor. Ortalama iki, iki buçuk litreden aşağı olmamasını tavsiye ediyoruz" şeklinde açıklamada bulundu. Yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğine vurgu yapan Uzman Dr. Ülgey, daha çok zeytinyağlı ürünler, meyve ve sebze gibi gıdaların tüketilmesinin uygun olacağını belirtti.
"Sıcak havalarda dışarıya çıkmıyoruz"
Sıcak havalarda evden dışarıya çıkmamaya özen gösterdiklerini söyleyen Vatandaşlardan Sadiye Örs, "Çıktığım zaman da ihtiyacımı görüp evime gidiyorum. Kronik hastayım tansiyonum var. Çok gezemiyorum. Serinde hava almaya çıktım. Gölgelerde dinleniyorum. Normalde de sürekli evde oturuyorum. Akşamüstü ve sabahları çıkıyorum" dedi. Hava sıcaklıkları yükselince insanların uygun saatlerde çıkmalarının daha doğru olacağını söyleyen vatandaşlardan Zahide Şendul, "Sabah saatlerinde veya 17.00’den sonra dışarıya çıkılması daha uygun. Özellikle yaşlıların gölgede bulunmaları ve daha az dışarıya çıkmaları iyi olacaktır. Ben güneş gözlüğü, krem ve şemsiye, şapka ile güneşten korunuyorum. Güneşe uygun kıyafetler kullanarak dışarıda vakit geçirmeyi daha uygun buluyorum" dedi. Bulgaristan’dan Edirne’ye alışverişe gelen Hüseyin Ahmet, "Gölge bulduk oturduk. Sıcak havada dışarıya çıkmamaya çalışıyorum. Çıksam da gölgelerde duruyorum" dedi.
Bakan Soylu paylaştı: Tarihi gerçeği hatırlamak
27 Mayıs Darbesi'nin 62. yılı nedeniyle bir mesaj paylaşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Tarihi gerçeği hatırlamak! Çanakkale Şehitlik Abidesi, Rahmetli Adnan Menderes’in gayretiyle yapıldı, yeniden ihyası Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından..." dedi.
Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edildiği 27 Mayıs darbesinin üzerinden 62 yıl geçti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çanakkale Şehitlik Abidesi ile ilgili sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Çanakkale Şehitliği’nin Adnan Menderes ve Celal Bayar’ın çabası sonucu inşa edildiğini belirten Bakan Soylu, yeniden ihyasının ve inşasının ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından Çanakkale Şehitlik Abidesi ile ilgili bir video paylaştı. Şehitliğin yapım süreciyle ilgili videonun yer aldığı paylaşımda Bakan Soylu, “Tarihi gerçeği hatırlamak. Çanakkale Şehitlik Abidesi, rahmetli Adnan Menderes’in gayretiyle yapıldı, yeniden ihyası Recep Tayyip Erdoğan tarafından” ifadelerine yer verdi.
SOYLU'DAN ŞEHİTLER ABİDESİ AÇIKLAMASI
Bakan Soylu, Çanakkale Şehitlik Abidesi’nin yapım süreciyle ilgili daha önce açıklamalarda bulunmuştu. Şehitliğin Adnan Menderes ve Celal Bayar’ın çabalarıyla inşa edildiğini söyleyen Bakan Soylu şunları demişti:
“1952’de rahmetli Bayar ve rahmetli Adnan Menderes bir karar alıyorlar. Diyorlar ki; ‘Biz bir Şehitler Cemiyeti kuralım. Bu cemiyeti de destekleyelim ve destekleyerek de bir anıt yapalım’ deniliyor. Sonra da İstanbul Valisi başkanlığında bir heyet teşekkül ettiriliyor. ‘Acaba nasıl bir şey yapalım diye?’ 1958’e kadar da hiçbir adım atılamıyor. 1958’de Adnan Menderes işi tekrar ele alıyor, bugünkü Çanakkale Abidesi’ni yaptırıyor. 1958’de 600 bin lira, 1959’da 500 bin lira bütçeden destek oluyor ve orada hükümet Şehitler Cemiyeti’yle birlikte bu anıtı yaptırabiliyor.”
Bakan Soylu, şehitliğin yeniden inşasının ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, “Adnan Menderes, Celal Bayar ve arkadaşları, Çanakkale Abidesi’ni yapanlar ve bu ülkeye kazandıranlardır. Çok uzun yıllar geçiyor, Çanakkale orada duruyor. Şehitlerin kahramanlıkları da tarihimiz de duruyor ama söylemek isterim; Recep Tayyip Erdoğan’a kadar, hatta onun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına kadar orası öyle duruyor. Oradaki bütün mezarlar, yapılar ve yapıtlar Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeniden ihya ve inşa ediliyor” ifadelerini kullanmıştı.
Bu maaşa eleman bulamıyoruz... Oteller sezonu açamıyor
Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, bu sezon pek çok otelin personel yetersizliği nedeniyle açılamadığını söyledi. Maaşlar tecrübeye göre 10 bin liraya kadar çıkıyor ama eleman bulamıyoruz. Ege'de Son Söz gazetesine verdiği röportajda 10 bin lira maaşla çalıştıracak personel bulamadıklarını anlatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Maaşlar asgari ücretten başlıyor, tecrübesine göre 10 bin liraya kadar çıkıyor. Alaçatı’da 8 bin liraya çalışan insanlar var. Yemeği var, yatacak yeri var. Şu dönemde turizmde patron olmak çok zor. Elektrik kaç lira gelecek, su kaç lira gelecek, bunları bilmiyoruz. Ancak işçi olmak çok güzel. Çünkü ne kadar maaş alacağını biliyor. Turizmciler bu işten çok fena halde sıkıldı. Öyle ki personelsizlikten ıstırap çekiyoruz. Turizmci arkadaş beni arıyor, personel aradığını söylüyor, yardım istiyor. Eskiden bulaşıkçı zor bulunurdu, şimdi resepsiyona kimseyi bulamıyoruz. İşlettiğim resort otelde 14 kişiyi istihdam etmek lazım. Ancak yine de şanslıydım, 7 personel bulabildim. İki personel bulabilmiş arkadaşlar, bu sayıyı 7’ye çıkardığında otelini açacak ama bir aydır personel bulamadığı için açamıyor."
Personel sorunundan dolayı yurtdışında otelcilik yapmak isteyen çok turizmci var. İşlettiği otele eleman ararken yaşadıklarını anlatan Demir, şunları söyledi:
"Az çalışıp çok kazanmanın hesabını yapıyor gençler. Ben yıllardır turizm sektöründeyim, sayısız insan çalıştırdım. Geçen gün bir ilanım var. Aradılar. Resepsiyonda çalışmak istiyordu. Çok tecrübesi yoktu, bilgisi de yoktu. Buna rağmen, gel konuşalım dedim. O zaman bana lojmanın resmini, mümkünse videosunu atar mısınız dedi. Fotoğraf ve video attım. Arkasından benden, personel menüsünü de göndermemi istedi. Bir başkası, bana otel odası verip veremeyeceğimi sordu. Bir başkası da iş görüşmesine gelecek, konum atsam, beni şu noktadan alır mısınız dedi. İnanılacak gibi değil. Kimse burnundan kıl aldırmıyor. Sırf bu sorun yüzünden, benim gibi yurt dışında turizmle uğraşmak isteyen çok sayıda turizmci var. Biz turizmciler personel personel diye feryat ediyoruz."
'10 bin liraya personel bulamıyoruz' dedi, sosyal medyada turizm çalışanlarından 'linç yedi'
Otelciler son yılların görülmemiş personel sıkıntısını yaşıyor. ÇEŞTOB Başkanı Yakup Demir basına verdiği demeçte 10 bin lira maaşla bile personel bulamadığını söylemişti. Otelcilerin personel sıkıntısıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Demir'in demeciyle ilgili haberlerin altına turizm çalışanları yorum yağdırdı.
Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, bu sezon pek çok otelin personel yetersizliği nedeniyle açılamadığını söylemişti. 10 bin liraya kadar çıkan maaşla personel arayan otelcilerin olduğunu ancak bulamadıklarını belirten Demir, "Öyle ki personelsizlikten ıstırap çekiyoruz. Turizmci arkadaş beni arıyor, personel aradığını söylüyor, yardım istiyor. Eskiden bulaşıkçı zor bulunurdu, şimdi resepsiyona kimseyi bulamıyoruz. İşlettiğim resort otelde 14 kişiyi istihdam etmek lazım. Ancak yine de şanslıydım, 7 personel bulabildim. İki personel bulabilmiş arkadaşlar, bu sayıyı 7’ye çıkardığında otelini açacak ama bir aydır personel bulamadığı için açamıyor." diye konuşmuştu.
Demir'in bu açıklamalarına sosyal medyada turizm çalışanlarından yoğun tepki geldi. Turizm Ajansı'nın Demir'in 'Bu maaşa eleman bulamıyoruz, oteller sezonu açamıyor' başlıklı haberinin altına da yorum yağdı. Habere gelen bazı yorumlar şöyle:
-Ben o sömürge sisteminde 25 yıl çalıştım, yaşım 43 ve 25 yılda 2000 gün sgk primi yapabildim ve ancak geçinebildim, hiçbir birikim yapamadım.4-5 aylık sezonda 15-17 saat çalış, sezon bittiğinde kapı dışarı..öyle ki işsizlik maaşına bile kriterlerimiz yetmediği için hiç maaş alamadım..yillarca bayram,seyran hicbir sosyal faaliyet yaşamadım..gecem gunduzum belli değildi. suriyeli,afgan çok..gidin onları alın köle pazarınızda çalıştırın..2 yabancı dilim ana dili seviyesinde,yurtdışı tecrübemde var ama kendimi size hizmet ettirmiyorum son 3 yıldır.. çiftçilik yapıyorum çok şükür kazancım azda olsa huzurluyum,akşam evime gidip ailemle vakit geçirebiliyorum.
-Turizm işçilerini mesleğine küstürdünüz 7 ay çalıştırıp işiniz bitince kapı önüne koydunuz, yıllardır turizmde çalışıyorum ne yeterli maaş veriyorsunuz ne bayram tatili var nede özel gün tatili var Evlendim 3 gün sonra işe başladım (evlenip 2. Gün işe başlayan bile var) Sadece Çeşme de değil Antalya'da bile herkes kalifiye eleman arıyor, (Genel olarak yazıyorum)
- Bi sezondaki kazancınızla işveren olarak sizler malınıza mal katacaksınız. Çalışanlarınıza gelince üç dört ay için en fazla aylık 10.000.Tl. ücret vereceksiniz.. Çalışanlarına ayda en az 20.000 TL net ücret vermelisin ki diğer sezona kadar geçinebilsin çalışanların. Rab bana Rab bana.. bide en fazla dediğiniz açlık sınırında ki ücret
-Bunca yorum boşuna değil herhalde bana söyleyecek bir şey kalmadı.. gerçi söylemek istediğim bir şey var şu 8000 10000 maaşları gözünüzde büyütmeyin patron beyler ben kira ödemiyorum yaşantımda hiç-bir lüks yok çocuğum devlet okuluna gidiyor sadece 3 kişilik ailemle ayda 13000 tl nin altına düşemiyorum kıyma 160 tl peynir 120 tl olmuş
-Çalışma saatleri, günleri (yani haftalık çalışma saatleri) belli, kalacak yer, yiyeceği belli, maaşı belli mi? Fazla çalışmaya mesai ücreti var mı? Yılda kaç ay çalışacağı belli mi? Bunlar oturuluo konuşuluyor mu? Kontrat yapılıyor mu? Yoksa "gel başla bakarız"la olmaz.
-Yıllarca sezonluk çalıştım Kıbrıs da çalıştım lojman parası elektrik su personelden kestiler çalışma izni parasını kestiler şimdi 12 çalıştığım otelde ile mesai 5 saat yazılan 3.5 saat adalet yok.
Madem patron olmak zor, işçi olmak kolay o zaman oteli bana ver, sen işçi ol, sana aylık 10.000 değil,20.000 tl maaş+ sigorta+yemek+kalacak yer.kabul mu?:)
Bu ülke, en gelişkin gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörü emekçilerine hem hak ettikleri ücreti, hem de saygıyı borçludur
Bu hafta da ülkenin geleceği çalınan gençlerini aktarmaya devam edeceğim. Bu kez sırada, iki zorlu pandemi yılının ardından yeniden tam gazla sezona hazırlanan turizm sektörünün genç emekçileri var.
Turizm sektörü çok geniş bir alan, ele alacağımız emekçileri daha görünür kılmak için onu da sınırlamakta fayda var. Gelin, işkolları tanımlamasına bağlı kalıp “konaklama ve eğlence” işçilerine bakalım. 18 nolu bu işkolunda Ocak 2022 verilerine göre 959 bin 445 kişi çalışıyor. İşkolunda sendikalaşma oranı yüzde dört civarında yani 40 bini anca bulur. Konaklama ve eğlence, bir süredir hizmetler sektöründe ve aslında tüm sektörler içerisinde örgütlenme oranı en düşük olan işkolu oluyor.
Oysa bu alan, güvencesizlik, ağır çalışma koşulları, taciz, mobbing gibi zorbalıklara açık olması gibi nedenlerle en fazla örgütlülüğe ve dayanışmaya gerek duyacak sektörlerden biri.
Konaklama ve eğlence sektöründe örgütsüzlüğün birden fazla nedeni var ve aslında bu nedenler Türkiye emekçilerinin tüm sektörlerde ama özellikle hizmetlerde karşı karşıya olduğu sendikasızlaştırma ve ayrıştırıp bölme saldırılarından çok da farklı değil: Esnekleşen çalışma biçimleri ile ne mekansal ne de zaman olarak bir araya gelme olanakları olmadığından bırakın örgütlenmeyi tanışma fırsatı bulamayan işçiler; çeşitlenerek patronlara işçilerle teke tek başa çıkma olanağı sağlayan farklı istihdam statüleri; alt işveren, taşeron, özel istihdam aracıları, emek simsarları gibi patronları kademelendiren düzenlemeler; sendikal örgütlenmenin ve toplu mücadelenin önünü kesmek için ellerinden geleni artlarına koymayan patronlar, temsilcileri ve yetkililer; ve tabi tüm bunlara zemin sağlayan çalışma rejiminin kendisi… Bunlara bir de turizmin tüm bir sektör olarak düzensiz, dalgalanan ve mevsimsel olarak değişken özelliklerini de eklemek gerekiyor.
Konaklama ve eğlence işkolunun işçiler açısından örgütlenme olanaksızlıklarını bir tarafa ayırırsak diğer yana da başka ek kırılganlıkları koymak gerekir.
Otel, restoran, bar, pub ve bunlar gibi eğlence mekanları turizmin mevsimsel dalgalanmalarından kaynaklanan biçimde düzensiz ve dolayısıyla güvencesiz niteliğe sahip işler anlamına gelir. Daha doğrusu bu işkolunun patronları turizm sektörünün mevsimselliğini bahane ederek, güvencesiz ve geçici sözleşmelerle işçi çalıştırmanın binbir yolunu bulmada ustalaşmışlardır.
Geçtiğimiz iki yılda sözü edilen bu mevsimsel kırılganlığın üzerine bir de pandemi krizinin bindiğini gördük, yaşadık. Geçtiğimiz yılın başında Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC), pandemide dünya çapında 272 milyon çalışanın bulunduğu sektörde 62 milyondan fazla turizm çalışanının işini kaybettiğini açıkladı. Bu yüzde 18,5’luk iş kaybı anlamına geliyor. Korkunç.
Türkiye için buna karşılık gelecek biçimde pandemiyle birlikte işini kaybedenlerin başında kapanan eğlence merkezlerinin, iş yapamayan otellerin emekçilerinin geldiğini biliyoruz. Bu işletmelerde çalışan nitelikli işçiler geçimlerini sağlayabilmek için başka mesleklere yöneldi, ya da işsiz kaldı. Bianet sitesinde 2021 Haziran'da yayınlanan bir haberde Turizmdatabank verilerine göre 2020 Ağustos ayında turizm sektöründe çalışanların sayısının yüzde 9.5 düştüğü ve özellikle konaklama sektöründeki istihdam kaybının yüzde 23.7 olduğu aktarılmıştı1.
2019 yılının sonundan itibaren hesap edersek neredeyse 2,5 yıl işsiz kalan nitelikli, eğitimli, meslek sahibi genç insanlardan söz ediyoruz. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında, Kovid19 aşılarının uygulanmaya başlamasından sonra yarım yamalak açılan turizm sektöründe olanları da hatırlayalım.
Önce Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mayıs 2021 başında alman Dışişleri Bakanı ile buluşmasında: “Güvenli turizm programımıza ilave tedbirler getirdik. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız iş birliği içinde çalışıyorlar. Aşılama konusunda özellikle turizm bölgelerine ağırlık verdiğimiz gibi tüm turizm çalışanlarını, otellerde, restoranlarda, şoförler, havaalanlarında çalışanlar, aynı şekilde tur rehberleri dahil turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız ki bu anlamda da tedbirlerimizi alalım.” diye açıklamada bulundu.
Turizm emekçilerinden bu üslupla bahsediliyor oluşu yeterince ağır değilmiş gibi üzerine bir de, Kültür ve Turizm Bakanlığı yurtdışından gelecek turistlere, gelin burası güvenli demek için üzerinde İngilizce “Enjoy, I’am vaccinated” yazan maskeler takan turizm emekçilerinin olduğu bir video yayınladı. Bakanlık ve onun suyundan gidenler bu İngilizce ifadeyi “Siz eğlenin ben aşı oldum” diye Türkçeleştirseler de daha doğru çeviri, “Keyfini çıkar, aşılıyım”dır.
O dönem hepimize çok ağır gelmişti, şimdi yeniden yazarken bir kez daha tüylerim ürperiyor…
Videonun yayınlanmasının hemen ardından Patronların Ensesindeyiz (PE) Dayanışma Ağından turizm emekçileri Bakan Mehmet Nuri Ersoy ve bakanlık yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. “Turizm işçisi kimsenin kölesi, pazarlama objesi değil” diyen turizm emekçileri, “...emeği ve emekçiyi değersizleştirmenin bu kadar meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde…” turizm emekçilerini örgütlenmeye çağırmıştı.2
Nitekim tepkiler yerini buldu ve söz konusu video yayından kalktı. Ancak turizm emekçilerine yöneltilen tavır ve algının bugün de değiştiğini söylemek güç. Turizm patronlarının heyecandan ürpererek beklediği 2022 sezonunda da turizm emekçilerini parlak günler beklemiyor.
Üstelik bunu sadece biz de söylemiyoruz, turizm patronları da itiraf ediyor. 2022 yılı başında Antalya’da düzenlenen bir fuarda “Sektörün sorunları” başlıklı panelde patron temsilcileri, turizm emekçilerinin hak ettikleri ücretleri alamadıklarını, meslekte deneyimli ve nitelikli çalışanların başka sektörlerde asgari ücrete çalıştıklarını birbirlerine anlatmışlar.3
Herkes, hepimiz şunu bilmeliyiz: Konaklama ve eğlence işkolu çalışanlarının emeklerinin değeri özeldir. Konuk ağırlamayı, insanların uygar ve nitelikli boş ve hoş zaman geçirmeleri, dinlenmeleri için mesleki bilgi birikim ve deneyimlerini ortaya koyan her bir turizm emekçisi özeldir. Oda servisinden, mutfağına, bahçesinden çamaşırhanesine, barından resepsiyonuna, o genç insanların hepsi özeldir.
Bu ülke, en gelişkin gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörü emekçilerine hem hak ettikleri ücreti, hem de saygıyı borçludur.





