İSTANBUL TURLARINA KATILMAK İSTİYORUM

  

İSTANBUL TURLARINA KATILMAK

Sultanahmet Camii restorasyonunda sona doğru

Osmanlı mimarisinin 6 minareli tek camisi olan Sultanahmet Camii'nin restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Ana kubbesi tamamlanan caminin, dış cephesi ve avlusundaki devam eden çalışmalar ise drone ile havadan görüntülendi.

Osmanlı padişahı I. Ahmed tarafından tarafından tarihî yarımadada, 1609-1617 yılları arasında Mimar Sinan'ın yetiştirdiği öğrencilerden biri olan Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırılan Sultanahmet Camii'nin restorasyonunda sona yaklaşıldı. 43 metre yükseklikte olan ana kubbenin içerisindeki 17. yüzyıla ait olan desen ve renkler cerrah hassasiyeti ile temizlenerek süslemeleri yapıldı ve kubbedeki tüm çalışmalar tamamlandı. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'deki Nur ve Fatır Suresi'nin yazılı olduğu ana kubbe camiye gelen yerli ve yabancı turistler tarafından da görülebiliyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 2016 yılında başlattığı restorasyonda caminin dış cephesi ve avlusundaki işçilerin hummalı çalışması drone ile havadan görüntülendi.

İSTANBUL'DAKİ EN BÜYÜK YAPI KOMPLEKSLERİNDEN BİRİ
Sultan Ahmet Camisi Sultan I. Ahmet tarafından 17'inci yüzyılda, Mimar Sinan'ın yetiştirdiği öğrencilerden biri olan Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır. Caminin duvarlarında mavi renkli İznik çinileri yoğun bir şekilde bulunduğu için cami, Mavi Camii (Blue Mosque) olarak da bilinmektedir. Caminin duvarlarında 21 bin 43 adet göz alıcı İznik Çinisi bulunmaktadır.

Alt sıra pencere üstlerinden başlayarak üçüncü sıra pencere altlarına kadar duvar yüzeyleri çinilerle kaplanmıştır. Özellikle mahfil duvarlarında yer alan çiniler mekân içinde gözü yormayacak şekilde yerleştirilmiştir. Caminin ibadethane bölümü 64x72 metre boyutlarındadır. 43 metre yüksekliğindeki merkezi kubbesinin çapı 23.5 metredir.

Minarelerde camiyi yaptıran Sultan Ahmet'in 16'ıncı Osmanlı Padişahı olması sebebiyle 16 adet şerefe bulunmaktadır. Sultan Ahmet Camii külliyesiyle birlikte, İstanbul’daki en büyük yapı komplekslerinden biridir. Bu külliye bir cami, medreseler, hünkar kasrı, arasta, dükkânlar, hamam, çeşme, sebiller, türbe, darüşşifa, sıbyan mektebi, imarethane ve kiralık odalardan oluşmaktadır. Sultan I. Ahmet'in mezarı da cami bahçesine bitişik biçimde inşa edilmiştir. Kaynak: İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.

Omzuyla otobüsü durdurmaya çalıştı

Beşiktaş'ta bir kişi, yola atlayarak İETT otobüsünü omzuyla durdurmaya çalıştı. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Olay, dün akşam saatlerinde Beşiktaş’ta meydana geldi. Ferahevler-Kabataş seferi yapan İETT otobüsü, Barbaros Bulvarı’ndan Kabataş istikametine giderken bir kişi tarafından durdurulmak istendi.

Yol ortasında durmak istemeyen otobüs sürücüsüne öfkelenen kişi, otobüsün önüne atladı. Omzunu otobüsün ön kısmına dayayarak durdurmaya çalışan kişi, sürücüye ‘in’ ‘kapıyı aç, aşağıda ineceğim’ diyerek otobüsün camını yumrukladı. Otobüsü durdurmaya çalışan kişinin madde bağımlısı olduğu iddia edildi. O anlar çevredeki bir vatandaşın cep telefonu kamerası ile kaydedildi.

Sevilen şarkıcı kalp krizi geçirdi! Sahnede ölüm!

İstanbul'da, Rumeli müziğinin sevilen isimlerinden Ramazan Günay, Zeytinburnu'nda çıktığı sahnede kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan 71 yaşındaki Günay hayatını kaybetti. İstanbul'da, Zeytinburnu Belediyesi'nin 15 Temmuz Meydanı'nda düzenlediği '17. Yöresel Günler' etkinliğinin 7. gününde Zeytinburnu Tüm Rumeli Türkleri Dayanışma Derneği sahne aldı.

ARİF ŞENTÜRK İLE BİRLİKTE SAHNEYE ÇIKTI
DHA'da yer alan habere göre yöresel ikramların ardından konser alanındaki sahneye Rumeli'nin sevilen şarkıcılarından Arif Şentürk ve Ramazan Günay birlikte el ele çıktı.

"AMAN DOKTOR ŞARKISINI SÖYLÜYORDU"
İki sanatçı 'Aman doktor' türküsünü söyledikleri sırada sanatçı Ramazan Günay bir anda yere yığıldı. Uzun süre kendisine kalp masajı yapılan Günay daha sonra hastaneye kaldırıldı.

ACI HABERİN ARDINDAN GECE İPTAL EDİLDİ
71 yaşındaki sanatçı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vefat haberinin 15 Temmuz Meydanı'na ulaşmasının ardından Belediye Başkanı Ömer Arısoy'un talimatıyla gece iptal edildi.

55 YILLIK MÜZİK İNSANIYDI
55 yıllık müzik hayatına yüzlerce türkü sığdıran Ramazan Günay, TV kanallarında program yapıyordu. Günay'ın cenazesi Küçükçekmece Sultan Murat Camii'nde kılınacak ikindi namazına müteakip Kanarya Mezarlığı'na defnedilecek.

Müjgan Ferhan Şensoy: Pera tam 2 aydır dünyamızı aydınlatıyor

Babası Ferhan Şensoy'un vefatından altı gün sonra kızını kucağına alarak anne olan Müjgan Ferhan Şensoy, Pera'nın yüzünü ilk kez gösterdi. Şensoy, "Pera tam 2 aydır dünyamızı aydınlatıyor. Hayatımın en zor ve en güzel anlarını aynı anda göğüsleyebildiysem senin sayende canım sevgilim Cem Öget... İyi ki bu yolculuğa beraber çıkmışız." ifadelerini kullandı.

Türk tiyatrosunun duayen ismi Ferhan Şensoy, 31 Ağustos'ta yaşamını yitirmişti. 2004 yılında boşandığı oyuncu Derya Baykal ile evliliğinden dünyaya gelen Derya ve Müjgan adında iki kızı olan usta sanatçı, dedelik heyecanı yaşıyordu.

İŞTE PERA BEBEK!
Babasının acısıyla sarsılan usta sanatçının kızı Müjgan Ferhan Şensoy ise altı gün sonra anne olmuştu. Pera'yı kucağına alan Şensoy, haftalar sonra yeni bir paylaşımda bulundu.

"TAM 2 AYDIR DÜNYAMIZI AYDINLATIYOR"
Kızı ve eşi ile birlikte doğum fotoğrafçısı Şengül Pallı'ya poz veren Müjgan Ferhan Şensoy, o anları Instagram hesabından yayınladı.

Kızının yüzünü ilk kez gösteren ünlü oyuncu, gönderisine, "Pera tam 2 aydır dünyamızı aydınlatıyor. Hayatımın en zor ve en güzel anlarını aynı anda göğüsleyebildiysem senin sayende canım sevgilim Cem Öget... İyi ki bu yolculuğa beraber çıkmışız. Hastanede o kadar karışık, o kadar yoğun duyguları bir arada yaşıyorduk ki, planladığımız fotoğraf çekimini yapamadık. Pera 20 günlükken sevgili Şengül Pallı evimize geldi ve harika fotoğraflarımız oldu. Hoş geldin kızım, iyi ki geldin..." notunu düştü. Şensoy'un gönderisi takipçilerinden 13 binden fazla beğeni aldı.

70 YAŞINDA HAYATA VEDA ETTİ
Türk tiyatrosunun duayen ismi Ferhan Şensoy, 31 Ağustos'ta hayatını kaybetmişti. Ciddi kalp damar hastalıkları ve solunum yetersizliği nedeniyle 70 yaşında vefat eden Şensoy'un ölümü sanat dünyasını yasa boğmuştu.

Galatasaray Lisesi ve Beyoğlu'ndaki Ses Tiyatrosu'nda düzenlenen törenler sonrasında Ferhan Şensoy, ikindi namazına müteakip, Teşvikiye Camii'nde cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmişti.

"SANA HİÇBİR ZAMAN DOYAMADIM BABA"
Derya Şensoy, Ses Tiyatrosu'ndaki törende babasına yazdığı bir şiiri okumuştu. Şensoy, "Ben üniversitedeyken biz babamla uzun bir süre ayrı kalmıştık. Ayrı kıtalardaydık. Ona bir şiir yazıp, yollamıştım." diyerek, o dizeleri paylaşmıştı:

Zamanlardan bir zaman çıksa, gelse
Ben o gün izlemeye doysam seni
Haydi, diyelim dünya tersine dönse
Ve okumaya doysam seni
Hatta haftanın 8. günü
Aklına bile doyarım belki
Ama sana hiçbir zaman doyamam baba...

O da bana şöyle yazmıştı mektubunda;

Bir baba-kız aşkıdır
Aşar okyanusları, çok yunusları
Baba-kız aşkımız şimdi okyanusları, çok bulutları ve yıldızları aştı

Seni çok ama çok seviyorum.

KAVUĞU DEVRETMİŞTİ
İsmail Dümbüllü'nün Münir Özkul'a devrettiği, Hasan Efendi'nin kavuğunu, Ferhan Şensoy 2016 yılında Rasim Öztekin'e teslim etmişti. Şensoy, kavuğunu teslim ettiği Rasim Öztekin'den 5 ay sonra hayata gözlerini yumdu.

TORUNUNU GÖREMEDİ
Derya ve Müjgan adında iki kız babası olan sanatçı, dedelik heyecanı yaşıyordu. Müjgan Ferhan Şensoy, kız bebeğine 9 aylık hamileydi. Ancak usta sanatçı, doğmasına sayılı günler kala torunu 'Pera'yı göremeden vefat etti.

"İÇİMDE UKDE KALDI" DEMİŞTİ
Şensoy, geçtiğimiz haziran ayında verdiği bir röportajda, "Benim bu dijital şeylerle alakam yok. 'Şahları da Vururlar'ı yeniden oynamak istiyorum, içimde ukde kaldı." ifadelerini kullanmıştı. Ferhan Şensoy, oyuncusu ve senaristi olduğu 'Şahları da Vururlar' oyununu ilk olarak 1979 yılında sahneye koydu. Oyunda İran'ın yakın döneminden tarihsel kesitler ele alınıyor.

"ÇOK PARDON'U ÇEKMEK İSTİYORDU"
Ferhan Şensoy, 'Pardon'un devamı niteliğindeki 'Çok Pardon'un çekilmesi için fırsat kolluyordu. Şensoy, zaman zaman "Zeki Alasya yok, Bülent Kayabaş yok, Erol Günaydın yok, Rasim Öztekin yok. Bu iş nasıl olacak?" dese de senaryosu hazır olan filmin çekilmesi yönünde oldukça arzuluydu. Ne yazık ki 'Şahları da Vururlar' gibi 'Çok Pardon' hayalini de gerçekleştiremedi.