İSTANBUL'DA YAT GEZİLERİ
İstanbul Boğazı'ndaki yatlara denetim
İstanbul Boğazı'ndaki teknelere yönelik 'Yeditepe Huzur' uygulaması kapsamında denetim gerçekleştirildi.İstanbul Boğazı'ndaki teknelere yönelik 'Yeditepe Huzur' uygulaması kapsamında denetim gerçekleştirildi. Usulsüz lazer gösterisi yapan yata cezai işlem uygulandı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentin 39 ilçesinde ve boğazda 'Yeditepe Huzur Uygulaması' gerçekleştirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Deniz polisinin de katıldığı uygulamada, boğazdaki gemi ve vapurlarda incelendi. Denetim sırasında 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü altında izinsiz ve uygunsuz ticari amaçlı lazer gösterisi yapılan yat sahibine cezai işlem uygulandı.
ABD savaş gemisi İstanbul Boğazı'ndan geçti
ABD donanmasına ait DDG 78 Borda numaralı savaş gemisi Karadeniz'den ayrılarak İstanbul Boğazına giriş yaptı.ABD donanmasına ait DDG 78 Borda numaralı savaş gemisi Karadeniz'den ayrılarak İstanbul Boğazına giriş yaptı. Geminin boğazdan geçişi sırasında askerler manzarayı izledi.ABD Donanmasına ait DDG 78 Borda numaralı 'USS Porter' adlı füze fırkateyni saat 08.00 sıralarında Karadeniz'den İstanbul Boğazı'na giriş yaptı. Yaklaşık yarım saatte Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün altına yaklaşan gemide çok sayıda ABD askerinin olduğu gözlendi. Geminin boğazdan geçişi sırasında askerlerin boğazı izledikleri görülürken, gemiye Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar bölge Komutanlığı botları eşlik etti.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun şikayet mektubu işe yaramadı! Avrupalı firmalar Kanal İstanbul için sıraya girdi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, katıldığı canlı yayında Kanal İstanbul projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun büyükelçilere gönderdiği mektuba tepki gösteren Bakan Karaismailoğlu, "Devlet yönetmeye talip olan muhalefetin haline üzülüyoruz. Şikayet etmek kime yakışır, önce yatırımcıları tehdit ettiler o da olmadı bürokratları tehdit ettiler. Bir yatırım projesi sonuçta. Binlerce gemiyi bekletecek misiniz? Bu mektup projeyi kesinlikle aksatmaz. Avrupalı firmalardan en önemlileri gelip bu projede nasıl yer alacaklarını bilgi edinmeye çalışıyorlar." ifadelerini kullandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, özel bir televizyon kanalının canlı yayınında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
KANAL İSTANBUL AÇIKLAMASI
Temeli atılan Sazlıdere Köprüsü'nün Kanal İstanbul yolundan geçtiğini belirten Bakan Karaismailoğlu, "Bu köprüyü Kanal İstanbul'a göre dizayn etmiştik. Kanal'ın ilk köprüsü olacak. Buradaki çalışmaları izledik. Kanal İstanbul bir su yolu. Kara yolu ve raylı sistemleri oluşturmak için önceden yapmak gerekiyor. Biz de bu yollarla birlikte Kanal yolunu açmış bulunuyoruz. Dünyanın en geniş tünelinden biri olan Cebeci tüneli, Hasdal'dan devam ettiğinizde 55 km'lik bir yoldur. Hem ulaşım aksıdır hem de köprüsü Kanal İstanbul köprüsüdür. Kanal İstanbul'a göre dizayn ettiğimiz demiryoluna da başlıyoruz." ifadelerini kullandı.
"LOJİSTİK KORİDORLARA YÖN VERMEMİZ ÇOK ÖNEMLİ"
Halkalı-Kapıkule hattının tamamen Kanal İstanbul'a göre dizayn edildiğini dile getiren Karaismailoğlu, "Kanal İstanbul hem zaman alacak, hem de maliyetli bir iş. Önce alternatif yolları yapmak gerekir. Dünyadaki bu deniz ticaret alanlarındaki hareketlilik, dünyanın merkezinde bulunmamız bizim böyle lojistik koridorlara yön vermemiz çok önemli." dedi.
Bakan Karaismailoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"KÖPRÜYE KARŞI ÇIKANLA KANALA KARŞI ÇIKAN AYNI ZİHNİYETTE"
"En ekonomik koridor ülkemizden geçendir. İstanbul'da 40 bin gemi hareketi var. İstanbul bunu kaldıracak bir kapasitede değil. Bugün İstanbul Boğazı'nda 20 saate varan bekleme süreleri var. 2030'da 25 milyar ton ticaret hacmine çıktığında kaldıramayacak bir boyuta ulaşacak. Ülkenizin gelişmesi için köprülere, yollara ihtiyaç var. Gelecekteki ihtiyaçlara devlet olarak şimdiden çözüm bulmak lazım. Köprüye karşı çıkanla Kanal'a karşı çıkan aynı zihniyette. İstanbul Havalimanı için kazılan toprak kadar Kanal İstanbul'un yapılmasında toprak kazılmayacak. Kanal İstanbul'un yüzde 70'lik alanının su yolu, kazı yapılacak alanı yüzde 30'a tekabül ediyor.
AVRUPALI FİRMALAR ATAĞA GEÇTİ
Devlet yönetmeye talip olan muhalefetin haline üzülüyoruz. Şikayet etmek kime yakışır, önce yatırımcıları tehdit ettiler o da olmadı bürokratları tehdit ettiler. Bir yatırım projesi sonuçta. Binlerce gemiyi bekletecek misiniz? Bu mektup projeyi kesinlikle aksatmaz. Avrupalı firmalardan en önemlileri gelip bu projede nasıl yer alacaklarını bilgi edinmeye çalışıyorlar. Yabancılardan medet ummak.
Biz yatırımcı çekmek için çağrı yapıyoruz, onlar yatırımcıları tehdit ediyor. Bu bir ulaşım projesidir. Türkiye'nin ve İstanbul boğazının risklere karşı hazırlıklı olması gereken bir projedir. Aynı zihniyet İstanbul Boğazı yapılırken "suyu kurutursunuz" diyordu. Bu zihniyetin yapın dediği bir şey var mı? Yatırıma ve yatırımcıya karşılar.
Son tabliyeyi Cumhurbaşkanımız sıkıştırdı. Bundan sonra ince işlere başlıyoruz. Çanakkale Köprüsü bütün dünyanın takdir ettiği, teknoloji açısından ülkemizin geldiği nokta açısından çok önemli. Bu köprü 4600 km uzunluğunda. Neredeyse Boğaz'daki köprülerin 3 katı uzunluğunda. Orta açıklık olarak dünyanın en uzun köprüsüdür. Bir de kule ayakları 318 metre yüksekliktedir. Orta açıklık 2023'tür. Orada da ince mesajlar içermektedir. Bu 318 metrelik yüksekliğin üstüne Seyit onbaşının mermisi yerleştirilecek.
GEÇİŞ ÜCRETİ NE KADAR?
Bu proje 2,5 milyar Euro'luk bir proje. Devletin kasasından tek kuruş çıkmadan yapıldı. Bu yatırımın da belli vadede işletme sürecine geçme durumu var. Açılacağı zaman geçiş ücretini Cumhurbaşkanımız açıklayacak. 15 Euro'nun altında da olabilir. Bu köprü sayesinde 6 dakikada karşıya geçeceksiniz. Verdiğiniz parayla zamandan kazanıyorsunuz. Devlet bütçesiyle 2,5 milyar Euro'luk bir para veremeyeceğiniz için yap-işlet-devret yöntemiyle yapıyorsunuz."
Yeni gerginlik kapısı!
Atina’nın pek çok ülkeyle yaptığı iş birliği ve savunma anlaşmalarının yanında bu ülkedeki ABD askeri varlığı, Türkiye’den dikkatle izleniyor. Milliyet’e konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hasan Ünal ile Dr. Naim Babüroğlu, Yunanistan’ın doğru şartlar oluştuğunda Türkiye’ye karşı hasmane adımlar atabileceğine dikkat çekiyor. Yunanistan, uluslararası arenada stratejik ve askeri iş birliklerini artırma çabalarında vites büyütürken, Atina’nın en son Washington ile imzaladığı savunma anlaşması Türkiye’nin tepkisini çekti. ABD askeri güçlerinin Batı Trakya’da Türkiye’ye sınır komşusu olarak konuşlanması, Ankara-Atina ilişkilerinde farklı bir risk kapısını da araladı.
“Komşu”nun, adım adım genişleyen stratejik adımlarını ve olası sonuçlarını Milliyet’e değerlendiren uzmanlar, Atina’nın Türkiye’nin dış politikasındaki gerginlikleri fırsata çevirdiğini belirtirken, sorunun sadece Yunanistan’daki ABD askeri gücüyle sınırlı olmadığına dikkat çekti. İşte uzmanların değerlendirmeleri:
‘ATİNA ŞANSINI DENEYEBİLİR!’
(Prof. Dr. Hasan Ünal, Maltepe Üniversitesi)
“Görebildiğim kadarıyla yakın tarihte Türk-Yunan sorunlarına ilişkin olarak hiçbir dönemde Yunanistan bu kadar çok müttefikle hareket etmemiş, Türkiye de hiç bu kadar kendisini yalnız hale getirmemişti. ABD’nin sorularımıza kaçamak cevaplar vererek, ‘Bizim oraya yaptığımız yığınak Rusya’yı Karadeniz’de çevrelemeye yönelikti’ demesi, ‘PYD’ye verdiğimiz destek DAEŞ’le mücadele kapsamında sizinle alakalı değil!’ ifadelerine benziyor. Biz bu PYD’ye ilişkin cevabı ne kadar ciddiye alıyorsak, bunu da böyle düşünmemizde fayda var. Ama hadisenin bir tarafında da ABD’nin özellikle Karadeniz’de Rusya’yı rahatsız etme siyaseti var tabii...
‘HAFİFE ALMAMAK GEREK’
Eğer Türkiye, Suriye’ye bir askeri harekatta hem Şam hem de Moskova’yla kavgalı hale gelir, bu arada İsrail, Mısır ve Fransa’nın da kendisine aktif destek vereceği görüntüsü ortaya çıkarsa, ABD de bundan rahatsız olmayacağını gösterirse, Yunanistan, Türkiye’ye karşı bir savaş senaryosunda şansını deneyebilir. O noktadan çok uzakta değiliz. Bu durum, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ı da kapsayabilir...
Yunanistan fiili olarak karasularını 12 mile uzatmayı dener, bunu da anlaşmalarla egemenliği kendisine verilmemiş olan adaların üzerine asker çıkartmak için yapabilir. Dolayısıyla Türkiye’nin, askeri olarak Yunanistan’ı sürekli hafife almasının doğru senaryo olmadığı kanaatindeyim...
Cumhurbaşkanımız ‘Yunanistan kendini ABD üssü haline getirdi’ diye güzel söyledi. Bunun önlenebilmesi için, neden Rusya’yla Kıbrıs, Suriye ve diğer başka dosyaları içine alan genel bir pazarlığa tutuşmuyoruz? Ruslar buna açık... Yunanistan kendisini Rusya’ya karşı bir garnizon devletine dönüştürmüşse, Rusya da bundan rahatsızsa, Türkiye’nin çok iyi bir diplomatik düzenlemeyle sonuç alması mümkün. Ancak bunu da yapmıyoruz ve sonuçta Yunanistan hem ABD hem de Rusya’yı yanına alarak, Kıbrıs konusunda üzerimize gelebiliyor.”
‘YUNANİSTAN BOŞLUK DOLDURMAYA ÇALIŞIYOR’
(Dr. Naim Babüroğlu, İstanbul Aydın Üniversitesi)
“Özellikle son 5-6 yılda ABD’nin Türkiye’den bir uzaklaşma süreci var... ABD’nin Türkiye’ye karşı attığı adımlarda gerginlik daha da gözle görülür hal aldı ve askeri varlığını da, Türkiye’nin batısında Yunanistan’a doğru kaydırdığını gördük. Bunun arkasında iki sorun var: Birincisi; ABD’nin, NATO ittifakındaki Türkiye’nin coğrafi bütünlüğüne kasteden PYD/PKK bölücü terör örgütünü ısrarlı şekilde desteklemeye devam etmesi. Bunun müttefiklikle ilgisi yoktur... ABD’nin şu anda izlediği politika, NATO’nun kuruluş değerlerine aykırı. İkinci sorun ise, Türkiye’nin, NATO ve ABD’nin birincil tehdit olarak gördüğü, resmi belgelerine ‘düşman’ diye yansıyan Rusya’dan, bir NATO üyesi olarak S400’leri satın alması. Bu, ABD ve NATO’yla Türkiye arasındaki bardağı kırmamış ama çatlatmış, Türkiye’nin hem NATO hem de ABD’yle arasında soğuk rüzgarlar esmesine neden olmuştur.
‘ŞIMARIK AKTÖR’
Güneyde Suda körfezinde üslenen ABD, Doğu Akdeniz’i ve güneyden Ege’yi, Batı Trakya sınırında Dedeağaç’ta konuşlanarak da Çanakkale ve İstanbul Boğazı’nı, Marmara Denizi’nin yanı sıra kuzeyden Ege’yi ve Doğu Akdeniz’i kontrol ediyor... Ayrıca Dedeağaç’ta komşu oluyor. Türkiye, Suriye’de komşu olan bir ABD’nin neye mal olduğunu anladı. PYD/PKK’ya operasyon yapamayacak durumuna geldi. Türkiye, BM 51. Maddesi doğrultusunda meşru müdafaa hakkını kullanıp, oldu bittilere göz yummamak açısından atacağı herhangi bir adımda, Yunanistan silahlı kuvvetlerinden önce Dedeağaç’ta ABD’yi bulacaktır.
Türkiye’nin stratejik yalnızlık yaşaması bir boşluk oluşturdu. Bu boşluğu da en çok Atina istismar etti ve ABD ile AB’yi arkasına alarak doldurmaya çalışıyor... Yunanistan bu durumdan faydalanıp, 50-60 yıldan bu yana uluslararası hukuka aykırı olarak ileri sürdüğü hasmane tutumlarını ve adımlarını sertleştiriyor. Türkiye için önemli bir gerçek daha ortaya çıktı. Türkiye-Yunanistan arasındaki gerginlikler artık Türkiye-ABD, Türkiye-AB sorunları haline gelmiştir. Çünkü ABD, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah ambargosunu kaldırıp, anlaşmalar yapmış. Yunanistan’la da askeri anlaşma imzalamış. Bu, artık ABD tamamen Yunanistan’ın yanında ve onu tercih eder durumdadır.
Yunanistan, bu güce dayanarak Türkiye’ye karşı bir askeri adım atar mı? Şu an atmaz ama ileride şöyle atabilir: Karasularını 6 mil üzerine çıkarması, Türkiye açısından savaş nedenidir. Dolayısıyla ‘şımarık aktör’ Yunanistan, önümüzdeki süreçte, ABD ve AB desteğiyle birlikte, Türkiye’nin gücünün stratejik sorunlar nedeniyle olumsuz bir duruma gitmesi halinde, bu şansını kullanacaktır. Türkiye’nin bu durumu çevirmek için Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı cephe oluşturduğu Mısır, İsrail gibi aktörleri yanına çekmese bile, onları tarafsız kılacak iş birliklerine yönelmeli, diplomasiyi işletmeli, Şam’la da iş birliği kurmalıdır.”
PARASINI SAVUNMAYA HARCIYOR!
Yunanistan, son dönemde Fransa ve ABD’nin yanı sıra, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve İsrail’le savunma, enerji ve deniz yetki alanlarında iş birliğine yönelik adımlar attı. Savunma iş birliği anlaşmalarının yanı sıra son dönemde askeri harcamalarını da artıran Atina, içeride de ana muhalefetteki SYRIZA tarafından eleştiriliyor. Yunanistan’ın milli gelirinden savunmaya ayırdığı pay, bugün diğer tüm NATO üyelerinden daha fazla. Zira Yunanistan’ın, bu yıl GSYH’sının yaklaşık yüzde 4’ünü savunmaya ayırması bekleniyor. NATO’nun müttefiklerine önerdiği oran ise GSYH’nın yüzde 2’sinden biraz fazla...
Bu ülkenin Washington ile silah ticareti hayli aktif. ABD’nin Dış Askeri Satış sistemi çerçevesinde Yunanistan’la 10.5 milyar dolarlık ticareti bulunuyor. Geçen yılki askeri satışlar, 74 adet F-16 uçağı ve 11 adet SH-70B model Ege Şahini helikopterinin modernizasyonunu da içeriyordu. Yunan Donanması, 2019’da 5 adet yenilenmiş “P-3B Orion” uçağının ilkini teslim alırken, 2020’de de ABD’ye 4 adet “MH-60 Romeo” helikopter siparişi vermiş, bu yıl aynı helikopterden 3 adet daha sipariş etmişti. Yunanistan’ın son 5 yılda İhtiyaç Fazlası Savunma Malzemesi programı kapsamında, ABD’den 276 milyon dolarlık askeri ekipman aldığı belirtiliyor. Bunlar arasında 1200 adet zırhlı güvenlik aracı, 80 helikopter, 4 adet Özel Operasyon Aracı yer alıyor.
NELERDE ANLAŞTILAR?
ABD’nin Yunanistan’la askeri iş birliği, Savunma İş Birliği Anlaşması’nın yenilenmesiyle, “taraflardan biri çekilmediği sürece” iki ülke arasında süresiz yürürlükte kalacak. Anlaşmaya göre,
- Türkiye sınırındaki Dedeağaç üssü ve Suda üssündeki deniz ve hava üssü dahil toplam 8 üste daha fazla ABD askeri konuşlanacak,
- ABD’nin, Yunanistan’ın tüm askeri üslerine erişim hakkı olacak,
- ABD güçlerinin tatbikat yapacağı bölgeler genişletilecek,
- ABD donanmasının, daha önceden de kullandığı Dedeağaç’taki Yannouli Askeri Kampı, Girit’teki Suda Deniz Üssü,
Pieria’daki Litohoro atış talim sahası ve Georgoula Askeri Kampı gibi tesislerdeki varlığı artırılacak.
Anlaşma öncesinde ABD’nin aktif kullandığı üsler:
- Larissa Hava Üssü: Daha önce ABD Hava Kuvvetleri’nin “MQ-9 Reaper” insansız hava araçları konuşluydu,
- Stefanovikio Hava Üssü: ABD’nin Apache ve Kara Şahin helikopterleri konuşlu,
- Almiros Nea Anchialos Hava Üssü: Amerikan F-16 uçakları bulunuyor,
- Kavala Hava Üssü,
- Suda Hava ve Deniz üssü, Girit: ABD, burayı deniz ve hava üssü olarak kullanıyor. Burası ABD’nin Avrupa Komutanlığı (EUCOM), Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Afrika Komutanlığı (AFRICOM) kuvvetleriyle, müttefik devletlerin askeri güçlerine operasyonel ve lojistik destek sağlıyor. Şu an yaklaşık 750 askeri ve sivil ABD personeli bulunuyor. Ayrıca NATO tarafından da füze tatbikatları ve denemelerini gerçekleştirmek için kullanılıyor.
- Sedes Hava Üssü, Selanik: Helikopterler ve U-17 uçakları bulunuyor.
TATBİKATLARA HIZ VERDİ
Yunanistan, stratejik iş birliğini artırdığı ülkelerle askeri tatbikatlar yapmaya da hız verdi. ABD ile Yunanistan, geçtiğimiz hafta İskeçe bölgesinde ortak tatbikata başladı. Olimpik İş Birliği 21 adıyla gerçekleştirilen tatbikatlar, iki ülke arasında Karşılıklı Savunma İş Birliği Anlaşmasının güncellenmesi kapsamında yapılarak 17 Kasım’da sona erdi.
Yunanistan’ın Mısır ile Ege’nin batısında ve Doğu Akdeniz’de başladığı Medusa 11 adlı tatbikata ise Kıbrıs Rum Kesimi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransız donanmasının da katılacağı ve tatbikatın 22 Kasım tarihine kadar süreceği belirtiliyor.
ATİNA’DA 25 BİN KİŞİ SİLAHLANMAYA KARŞI YÜRÜDÜ
Yunanistan’da Albaylar Cuntası’na karşı yapılan 17 Kasım ayaklanmasının 48. yılında, Atina’daki Teknik Üniversite (Politehnio) önünde başlayan geleneksel anma yürüyüşü yaklaşık 25 bin eylemcinin katılımıyla ABD Büyükelçiliği önünde son buldu.
Her yıl demokrasi ve özgürlük sloganlarının atıldığı yürüyüşte, bu yıl hükûmetin salgınla mücadele ve silahlanma politikasını eleştiren sloganlara da yer verildi. Eğitim ve sağlığa daha çok bütçe ayrılmasını isteyen grup silahlanmaya yapılan harcamalara tepki gösteren dövizler de taşıdı.





