İSTANBUL'DA ADALAR TURU

  

İSTANBUL ADALAR TURU

İSTANBUL'DA ADALAR TURU

Sabah 08:00 - 08:30 civarında misafirler araçla alınıp, özel teknenin kalkış yapacağı Golden Horn (Haliç) bölgesine götürülür. Özel tekne ile önce Kınalıada, sonra Heybeliada, ardından Büyükada ziyareti gerçekleştirilecektir. Kınalıada, Heybeliada ve Büyükada, "Prens Adaları" diye adlandırılan adaların en çok rağbet gördüğü yerlerdendir. Marmara Denizi'nde yer alırlar ve İstanbul'un Adalar ilçesine bağlıdırlar. Adalara ziyaret, Lisanslı Rehber eşliğinde yapılacaktır. Turdaki öğle yemeği açık büfe şeklinde sunulacak ve teknede verilecektir.

Adalarda elektrikli araçlarla gezinti sağlanacaktır. Rehberlerimizin anlatımlarıyla, Adaların tarihi ve turistik yerlerini keşfedeceksiniz. Misafirlerimize dinlenme için süre verilecektir; isterseniz kafe - pastanede çayınızı, kahvenizi yudumlayabilir ve harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Ayrıca arzu eden misafirler, Adaların vazgeçilmezi olan bisikletleri, İskele Meydanı'na yakın yerlerden kiralayabilirler. Muhteşem deniz ve orman manzarası eşliğinde bisiklete binmek, mükemmel bir macera olacaktır. Adalar Turu, saat 17:00 - 18:00 civarında bitecektir. Tur bitiminde alındığınız yere transferiniz ücretsiz olarak sağlanacaktır.

Not: Olumsuz hava koşullarına bağlı olarak özel tekne yerine feribotla gidilebilir.
Transferler ücretsiz olarak sadece Avrupa yakasındaki merkezi bölgelerden (Taksim, Şişli, Sultanahmet, Beşiktaş, Laleli, Aksaray, Beyazıt, Topkapı gibi) yapılır. Diğer güzergahlardan misafirler ulaşımı kendileri sağlamalıdır.

10 kişi ve üzeri gruplarda özel indirim yapılır.
Özel tekne ile Kınalıada, Heybeliada, ardından Büyükada
Öğle yemeği, Heybeliada ziyaretinden sonra teknede sunulacaktır.
Adalarda elektrikli araçlarla gezi
Adalar Turu, saat 17:00 - 18:00 civarında bitecektir. Tur bitiminde alındığınız yere transferiniz ücretsiz olarak sağlanacaktır.

350 TL' den Başlayan fiyatlarla
10 kişi ve üzeri gruplarda özel indirim yapılır.
Ayrıntılı bilgi için +90 554 494 2231 nolu şirket hattımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İSTANBUL ADALARI

İstanbul adaları tarih boyunca pek çok isme sahip olmuştur. Bunlar; Evliya adaları, Kesiş adaları- Ruh adaları- Cin adaları-Halka adaları, Prens adaları-Kızıl adalar gibi. Bunların en yaygın ve dünyaca tanınan PRENS ADALARI dır. Nedeni de Roma devrinden, Bizans devrinin sonrasına kadar asillerin, prenslerin, hatta kraliçelerin adalara sürgün edilerek buralarda çeşitli işkence görerek öldürülmeleridir.

Heybeliada nen en yaygın isimleri Dimoniso, Khalky, Halkitis ve Halki dır. Halk arasında en çok kullanılan HALKİ olmuştur. Çam limanındaki bakır madeni ilk defa Demoniso isimli bir vatandaş çalıştırdığı için adaya bu isim konulmuş, İsa'dan önce 4. yy. kadar işletildiği ve o zamanlar bakır en kıymetli madenler-den birisi olduğu ve içinden altın çıktığı için uzun süre heybeli adanın ismi Demoniso olarak kalmıştır.

Yunanca Halkos bakır demektir ve HALKİ sözcüğü de Halkos'dan gelmektedir. Eskiden cevher denizin içinden çıkartılırmış tır, Çam Limanı da bu nedenle kazıla kazıla ay biçimini almış. Bakırdan altını yıran da Konstantin isimli bir patrik olmuştur. Adalarda bol miktarda demir madeni vardır ada topraklarının kırmızı olması da bu nedenledir. En çok demir madeni çıkan yer Büyükada'nın doğusundaki yerdir buraya bu nedenle MADEN denilir.

BÜYÜKADA
Büyükada adaların en büyüğü ve adalar ilçesinin merkezi konumundadır. Trajedilerle dolu, ilgi çekici bir tarihi vardır. Birçok Bizans imparator ve imparatoriçelerinin sürgün yeri oluşuyla ünlüdür. Tarihte: MEGALE, PRİNKİPOS, DEMONİSSİA, PRİNKEPO, KIZILADA, PRENS ADASI olarak isimleri geçmiştir. Büyükada'nın kimisi ayakta kalmış kimisi de tümüyle harap olmuş ve günümüze ancak önemsiz kalıntı ve izleri ulaşabilmiş tarihi yapıların hemen hemen hepsi dini yapılardır. Bu yapılar içerisinde manastırlar önemli yer tutmaktadır. En ünlüsü KADINLAR MANASTIRI (Aya irini)'dır. Maden mahallesinin yayıldığı alanlarda kurulmuş bu manastır tümüyle yıkılmış günümüze ancak bazı izleri ulaşabilmiştir.

Adadaki diğer üç manastır şunlardır. Karacabey koyunda AYİOS NİKOLAOS manastırı adanın ortasındaki tepede yer alan HİRİSTOS manastırı ve yüce tepedeki AYİOS YEORİOS( Aya yorgi) manastırlarıdır. Adada ki kimi manastır kilisesi olan 9 Rum Ortodoks kiliselerinin adları şöyledir: AYİOS YEORİOS, AYİOS, HARALAMBOS, AYİA VHALERNA, AYİİ APUSTOLİ ve AYİİ PANAİA. Adada bu kiliseler dışında ayrıca bir ermeni ve bir Latin Katolik kilisesi, bir sinagog ve bir Rum yetimhanesi bulunmaktadır.

Adada ki dört tarihi ayazma ise şunlardır: AYİOS KONSTANTİNOS, AYİA FOTİNİ, AYİA PARASKEVİ ve AYİOS YEORİOS olarak geçmektedir. Büyükada'nın günümüze hiç bir izi ulaşamayan diğer tarihi yapılar arasında Bizans döneminde inşa edilen üç kale(Pirgos), Hapishane, Liman, Karye köyü önemlidir. Adanın tarihinde adı geçen ünlülerin sayısı bir hayli kabarıktır. Bu ünlüler arasında İmparatoriçe İRİNİ, Prenses EUPHROSİNA, İmparatoriçe ZEO, BALTAOĞLU SÜLEYMAN Bey ve KEÇİZADE FUAT Paşa Büyükada tarihine damgasını vurmuş ünlü simalardır.

Adaların en eski ikinci camisi Büyükadada'dır. Tepeköy yamacındaki HAMİDİYE CAMİİ 2.Abdulhamid'in buyruğuyla 1895 yılında inşa edilmiştir. Kuzey-Güney doğrultusunda uzanan Büyükada coğrafi yapı bakımından bir boyun ile ayrılmış iki tepe görünümündedir. Güney'de yükselen YÜCE TEPE(Ayios Yeorios), kuzeyde yükselen İSA TEPESİ(Hristos)'dur. Adanın diğer iki önemli tepesi NEVRUZ(Tepeköy) ile AVCI TEPESİ'dir.

HEYBELİADA
Heybeliada rıhtımın arkasındaki düzlük adanın ilk yerleşim bölgesidir. Eskiden rıhtım yoktu çakıllı sahil vardı. Bazı yapılar deniz üstündeydi. Mendireğe yakın bölgede deniz hamamları vardı. Sahilden içerlere doğru gidince, tek katlı iki katlı ahşap evlerden oluşan bir köy gelirdi. Burada genellikle balıkçılar otururdu. Kilisede şimdiki yerindeydi fakat önü denizdi. Küçük köy zamanla gelişti, yukarıda camiinin bulunduğu yere kadar uzandı. Caminin olduğu yerden plaja kadar uzanan yöreye "AMBELA" üzüm bağları denilirdi.

Antik devirlerde burada bakır madeni işleten DİMONİSİON'un adına atfen ve rumca bakır anlamına gelen "Halkos" bozma olarak HALKİ diye anılırmış. Antik dönemlerde işletilen maden ocağı Çam Limanında idi ve ada bakır kadar zengin demir de ihtiva etmekteydi. Manastırlar ve kiliseler bakımından zengin olan ada Heybeliada dır. Tarihçiler manastırların ilk inşa tarihleri üzerine iki fikri ileri sürerler. Birincisine göre yapıların kuruluşu 9.yy öncesine, diğerine göre ise 9.yy sonralarına doğrudur. Bu ikincisini ileri sürenler yapıları ikonoklazma döneminin ünlü patriklerinden FOTİOSUN kurduğunu söylerler. Fotios ilk kez 857-867,ikinci kez 878-886yılları arasında patriklik yapmıştır. 860 yılında adaları yağmalayan Rus kazak korsanlarının AY TRİADA' yı yağmaladıkları bilindiğine göre Fotios manastırı ilk patriklik döneminde yaptırılmıştır.Rus kazakların yağmalamasından sonra onarılan ve adeta inşa edilen manastırda Patrik İOSİF tarafından kütüphane kurulmuştur. Manastırı canlandırmak için buraya keşişler yerleşmiş deri üzerine el yazmalarıyla kütüphaneyi zenginleştirmişlerdir.

Manuel Kommenin 1158 yıllarında kaleme aldığı listede adı geçen manastır AYA TRİA'dır. Bu yıllardan İstanbul'un Türkler tarafından fethine kadar manastırlar hakkında pek fazla şeyler yazılmamıştır. Bu manastır sağır keşiş tarafından 1772 yılında onarılmış 1831 yılında ise yanmıştır. Yangında büyük hasar olmuş ve İstanbul Patriği 4.GERMANOS tarafından eskiden daha görkemli olarak inşa ettirerek 1844 yılında Ortodoks din adamı yetiştirmek üzere öğretime açılmıştır. 1894 yılındaki depremde yıkılan bu bina İstanbullu zengin Rumların, Rus, Yunan ve Sırp kiliselerinin yardımlarıyla yeniden inşa edilmiştir. Bugün Papaz okulu dediğimiz üç katlı kagir bina budur ve mimarı Fotiyadis'tir. Okulun Ortodoks dünyasındaki önemli bir yeri olup, bu okulu bitirenler dünyanın her bir tarafına yayılıp, Ortodoks kiliselerinin başına geçmişlerdir. MERYEM ANA kilisesi 1341 yılında 5.İoannes Palaiologos tarafından yaptırılmış, 1624 yılında rus korsanları tarafından yağmalanmıştır. 1672 yılında kilise hariç etrafındakiler tamamen yanmış 1797 yeniden restore edilmiştir TERKİ DÜNYA MANASTIRI ve Arseniyos kilisesi 1868'de Hristos manastırından yetişmiş bir Papaz tarafından yapıldığı bilinmektedir. 1894 depreminden sonra yeniden yapılan ahşap bir yapıdır. Hz.Meryem, Aya Sypridon, Hz. İbrahim'in ikonaları bu kilisede bulunmaktadır.

AYA YORGİ Uçurum manastırı 1758 yılında Patrik 3.İonikios Karacas tarafından inşa edilmiştir. Uçurumun dibinde deniz kenarından kaya içinden çıkan suyu vardır. İonikos Karacas 1793 yılına kadar Heybelide bu manastırda oturmuş, vefatından sonrada kendisini bu bahçeye gömdürmüştür.
AYA NİKOLA KİLİSESİ Bu kilise pek eski olmayıp, burada mevcut olan ve inşa tarihi bilinmeyen kilisenin yerine yapılmıştır. Bu kilise o zamanın ilk yerleşim bölgesinin etrafındaymış. Bu kilisede İsa'nın 12 havarisinin tasviri vardır. Bunlardan dördü incili yazan azizlerdir.

KINALIADA
Kınalıada da diğer adalar gibi manastır adasıdır. Imparatorlarin, İmparatoriçelerin sürgün yeri olmuştur. 1071 Malazgirt savaşında Selçuklu sultani Alpaslan'a tutsak düsen Romanos Diagonos, İstanbul'a dönünce tahtan indirilerek, adadaki yukarı manastıra kapatılmış ve ömrünün sonuna kadar burada kalmıştır.

Kınalıada tarihinde adı geçen diğer ünlü kişiler şunlardır: İmparator 5.Leon, Imparator 1.Mikael Rhangabe, Imparator 1.Romen Lekapiros ve General Vartanios. Kınalıada'nın tarihteki eski isimleri PORT, PROTY, AKONI, AKONIDIS olarak geçmektedir. Adanın kimisi ayakta kalmış kimisi yıkılmış, günümüze ancak önemsiz kalıntı ve izleri kalmış tarihi yapıtlar şunlardır:

Aşağı manastır, Vartanios Manastır Kilisesi, Panaia, Surp Lusovoriç ermeni kiliseleri, Askitaria kesişhanesi Hristos mezarlığıdır. Romanos Diagenes disinda Kınalıadada yatan diğer ünlü kişiler şunlardır: İparator 5.Leon, İmparator 1.Mikael Rhangabe, Sinyosoğlu.

Fazıl Ahmet AYKAÇ Kınalıada'nın simgesi olmuş edebiyatçıdır. Burada modern üslupta inşa edilmiş camisi ünlüdür. Anadolu'nun Türkleşmesi sürecinin baslangıcı sayılan MALAZGİRT Savaşı aynı zamanda Romanos Diagonesin Kınalıda noktalanan trajik sonun başlangıcıdır.

Selçuklu hükümdarı Alpaslana yenik düşen Romanos İmparatorluktan azledilmiş, daha sonra Andronikos tarafindan Tarsus ovasında yakalanarak İstanbul'a getirilmiştir. Getirilirken Kütahya civarında gözleri dağlanarak kör edilip, Kınalıada da kendi yaptırdığı manastıra kapatılmiştır.

BURGAZADA
Burgazadasının tarihinde Patrik METEDİOS'un burada geçirdiği zindan yaşamı büyük önem taşır.

Burgazadası'nın tarihinde adı geçen diğer önemli ünlüler şunlardır: Büyük İskender'in meşhur generali Antigonos ve oğlu Demetrius Poliorcete, İmparator Makedon Vasil, İmparator Papa 2.Mihal (keke Mihail)'dir.

Burgazada'sıda tarihte diğer adalar gibi çeşitli adlarla anılmıştır. ANTİGONİ, PANORMUN, CASTRUM, PANARMOS, PİRGES, EREBİNTUSİ BURGAZLU bilinen eski adlarıdır.

Burgazın kimisi ayakta kalmış kimisi yıkılmış tarihi yapıtların hemen hemen hepsi tamamen dini yapılardır. Hristos manastırı, Ayios Yeorios manastırı, Aya yani kilisesi Hristos manastırı, Avusturya Saint Georges hastahanesi, Ayios Loanis ayazması gibi. Adanın tek camisi olan Burgazadası Camii İstanbul'un fethinin 500.yıl dönümünde 1953'te inşa edilmiş ve ibadete açılmıştır.

Burgazadası çağımızdaki ününü SAİT FAİK ABASIYANIK'a borçludur. Bu sanatçı adanın simgesi durumuna gelmiştir. Oturduğu ev müze olarak düzenlenmiş, ayrıca adanın iskele çıkışında denizden kazanılmış meydana bu kişinin adı verilmiştir.

Burgazadası'nın rağbet gören gezinti yerleri kıyı boyunca uzanan Gezinti caddesi, İsa tepesi, Medeni bey burnu, Çamoka cennet yolu, Barbaros mevkii, Kalpazankaya, Çamlık ve çiçek bahçeleri adanın diğer görülecek yerleridir.

COĞRAFİ DURUMU
Adalar, İstanbul’un doğal zenginliğini pekiştiren jeolojik oluşumlardır. Jeolojik ve topografik yapı bakımından dördüncü zaman başlarında bir çöküntü ile KOCAELİ YARIMADASI’ndan ayrılmış kara parçaları olduğu kabul edilmektedir. Adalar, dünyamızın oluşumu sırasında, Trakya /Kocaeli penepleninin yer yer alçalıp yükselmesi, bilhassa Boğazların açılıp, güney bölümünün deniz sularının altında kalması sonucu, bu peneplenin sular üzerinde kalmış parçalarıdır.

Doğa, eşsiz güzellikte yarattığı İstanbul tablosunu en son ADALAR’ı renklendirerek noktalamıştır.”Constantinople” adlı eserinde adaların oluşumunu anlatan Thomas Allom; bunu, doğanın çırpınmasıyla açıklar. Adalar, İstanbul’un güney-doğusunda guruplanmış olarak bir gerdanlık görünümünde sıralanmaktadırlar.

Adaları, coğrafi dağılımları bakımından merkezi ve çevresel olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Büyükada, Heybeliada, Burgazadası ve Kaşıkadası merkezi grubu oluştururlar. Kınalıada, sedefadası, Tavşanadası, Yassıada ve Sivriada’dan oluşan ikinci grup, ilk grupta yer alan adaları çepeçevre kuşatır.

Adalar’ın tamamı,16 Km2yüzölçüme sahip olup, bunun yaklaşık 542 hektarı binalarla kaplıdır. Diğer kısımlar genelde ormanlık, makilik ve kayalıktır. Adalar’ın kuşbakışı görünümleri sadedir. Kıyılar, genellikle girintisi çıkıntısı fazla olmayan eğriler çizer. Koylar fazla içerlek değildir.
Büyükada, düztaban bir ayak izini andırır. Heybeliada, geriye doğru bakan bir serçenin profiline benzer. Burgazadası ve Kınalıada dairesel görünümlüdür. Boyu en uzun ada, Büyükada (5200 metre), eni en geniş ada ise Heybeliada (2000 metre) dır.

İKLİM
İlçenin İklimi, genel olarak İstanbul İklimine benzer. Akdeniz ve Karadeniz İklimleri arasında bir geçiş niteliği gösterir. Akdeniz iklimi, Adalarda da etkisini açıkça gösterir. Bu iklime özgü yaz kuraklığı, Adalar İkliminin önemli bir özelliğidir. Bu nedenle de sıcaklık, İstanbul ortalamalarına göre yüksektir.

Yazları kurak, kışları ve baharları yağışlı geçer. Adaların rüzgarlar rejimi de İstanbul’la benzerlik gösterir. Durgun bir havanın ardından önce güney rüzgarları başlar, onu kuzey rüzgarları izler. Kışları Balkanlardan esen karayel, Adaları etkisi altına alır.

Arada da doğu rüzgarları eser. Mayıs ayından itibaren Karadeniz üstünden esmeye başlayan meltem ile Adalar, yaz gecelerini tatlı bir serinlik içinde geçirir. Sonbahar, kış ve ilkbaharın ilk aylarında da ılık lodos eser. Adalar İkliminin bir diğer özelliği de sağlığa elverişliliğidir.

Adalar Doruk Yükseltileri (Metre)

İLÇE MEVKİİ YÜKSEKLİK
Büyükada Yücetepe 202
Heybeliada Değirmen Tepesi 136
Burgazadası Hristos Tepesi 170
Kınalıada Çınar Tepesi 155
Sedef Adası 55
Yassıadaı 45
Sivriada 90

İLÇENİN NÜFUSU

Adalar ilçesinin nüfusu, 19. Yüzyıl ortalarından beri artış göstermiştir. 1840 yılında Adalar nüfusu 1816 iken 1865 yılında 6000’e ulaşmıştır. Adalardaki nüfus, değişik zamanlarda yapılan sayımlara göre şöyledir:

YIL
KİŞİ SAYISI

1927 11,691
1950 15,405
1960 19,834
1970 17,6
1980 18,232
1990 19,413
2000 17.780
2010 14.221
2020 16.033
2021 16.372

Adalar ilçesi, özellikle yaz mevsiminde yoğun bir iç turizm hareketine sahne olmakta bu nedenle de ilçe nüfusumuz yaz mevsiminde önemli artış göstermektedir. Nüfus yaz mevsiminde, kış mevsimine göre 10 katına yakın artmakta, hafta sonlarındaki artış, bunu da geçmektedir. Evler, daha çok yazlık (ikinci ev) olarak kullanılmaktadır. Yerleşik nüfusun bir bölümü İstanbul’da çalışmakta ve vapurla günübirliğine kente gidip gelmektedir.