İSTANBUL TURU
Şok iddialar Bensu Soral’ın psikolojisini bozdu!
İş insanı Hakan Baş ile ayrılacakları iddia edilen Bensu Soral, önceki akşam İstanbul Kuruçeşme'de görüntülendi. Oyuncu arkadaşı Kubilay Aka ile samimi fotoğraflarının ortaya çıkmasının ardından evliliğinde büyük sorun yaşadığı iddiaları hakkında konuşan Bensu Soral, "Keşke ilişkiler bu tarz haberlerle kirletilmese. İnsanın psikolojisi bozuluyor" dedi.
Hakan Baş'la evliliğinde sorunları devam eden Bensu Soral, gecelerde yalnız başınaydı. "Hakan'la düşman değiliz" diyen oyuncu Kubilay Aka ile çıkan aşk dedikodularına ise "Keşke böyle kirletilmese ilişkiler. Çok yıpratıcı ve psikoloji bozan bir durum" cevabı verdi."
"İşadamı Hakan Baş ile son zamanlarda evliliklerinde çalkantılı bir dönem geçiren Bensu Soral, önceki akşam Kuruçeşme'de görüntülendi. Soral, Hande Erçel'le gittikleri ABD tatilinden döndükten sonra eşiyle birlikte görüntü vermezken, önceki gece de yalnız başınaydı. Evlilikleri hakkında yöneltilen soruları cevaplayan güzel oyuncu, 'Bizim Hakan'la öyle bir düşmanlığımız yok. Benim için çok değerli bir insan. Kendisinin bendeki yeri çok ayrı' dedi.
'DÜŞMANLIK YOK!'
Takvim'in haberine göre; Herkes Soral'dan 'Mutluyuz sorunları atlattık' açıklaması beklerken güzel oyuncunun 'Düşmanlık yok demesi' sanki ayrılık habercisi gibiydi. Soruları içtenlikle cevaplayan Soral, oyuncu Kubilay Aka ile samimi fotoğraflarının evlilikte kriz çıkardığı iddialarıyla ilgili ise şunları söyledi:
'Diğer sanatçı arkadaşlarımızın da başına gelen bir durum. Keşke böyle kirletilmese ilişkiler. Mesleğimiz gereği konuşmak durumunda kalıyoruz. Çok yıpratıcı ve psikoloji bozan bir durum.'
Can Göktuğ Boz mimar Başak Cengiz'i vahşice öldürdü! Suçtan aile mi sorumlu olmalı?
Ataşehir'de 28 yaşındaki Başak Cengiz yolda yürürken hiç tanımadığı Can Göktuğ Boz (27) tarafından samuray kılıcıyla vahşice öldürüldü. Can Göktuğ Boz sonra da polise teslim oldu. Suçlunun evinde yapılan aramada 15 kılıç ve bıçak ele geçirildi. Günaydın köşe yazarı Mevlüt Tezel, bugünkü yazısında Başak Cenzgiz’in ölümüne sebep olan Can Göktuğ Boz’u kaleme aldı. İşte o yazı…
İstanbul'da Can Göktuğ Boz (27), mimar Başak Cengiz'i (28) yolda yürüdüğü sırada takip ederek, çantasından çıkardığı samuray kılıcıyla öldürdü. Sonra da polise teslim oldu. Suçlunun evinde yapılan aramada 15 kılıç ve bıçak ele geçirildi.
Boz, içine karamsarlık düştüğünü, öldürdüğü insanı tanımadığını belirtip "Kılıcı kaç kez sapladığımı hatırlamıyorum. Ben maktulü kılıçla yaralarken bir şey söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum, pek sesi çıkmadı" dedi. Bu olay ABD'de olsaydı belki Başak çantasından silahını çıkarıp kendini koruyacaktı! Sosyal medyada da konuşulan "Bireysel silahlanma kolaylaştırılsın mı?" sorusu bence tartışılmalı. Suçluların, katillerin silahı, Samuray kılıcı var ama dürüst vatandaşın yok. Vatandaş kendini nasıl koruyacak? Suçlu kılıçla doğrarken 155'i mi arayacak? Üniversite mezunu, akıl sağlığı yerinde olan, zor psikolojik testlerden geçen insanlara silah taşıma ruhsatı verilirse ne olur? "Ülke Teksas'a döner, cinayetler artar" diyenler var. Elbette ABD'deki gibi silahlı çatışmalar ve cinayetler artar ama dürüst, örnek vatandaşların da kendini katillere karşı koruma hakkı sağlanmış olur.
Tartışmayı kadınlara silah taşıma ruhsatı verilsin diye de genişletebiliriz. Kadınlara fiziksel açıdan üstün olan tecavüzcü, tacizci katillere karşı kendilerini silahla koruma avantajı verilse ne olur? Kadın cinayetleri azalır mı? Bir tecavüzcü, sapık, katil bu hayattan eksilmiş mi olur? Yanıtları zor sorular...
VAKALAR YÜZDE 69 ARTTI
Umut Vakfı'nın araştırmasına göre; yüzde 85'i ruhsatsız 25 milyon silahın bulunduğu Türkiye'de şiddet vakaları son 4 yılda yüzde 69 arttı. Silah sayısı artınca şiddet vakaları da artıyor ama ülkede zaten 21 milyon 250 bin ruhsatsız silah var. Ruhsatsız silaha sahip olanların suç işleme ihtimali de yüksektir. O zaman örnek vatandaş neden silahla kendini koruyamıyor? Silah ruhsatı alan ve her yıl düzenli olarak zor psikolojik testlerden geçen kişi, zaten suç işlemez ve silahı kendini korumak için alır.
ABD'deki gibi silah alma özgürlüğüne sahip olmak için ceza hukukunun da sağlam olması ve iyi işlemesi gerekiyor. Evime giren hırsızı silahla vurup öldürdüğümde hapis yatacaksam silah ruhsatı ne işime yarar! İçinden çıkılması zor bir tartışma. Başak Cengiz gibi vücuduna samuray kılıcı saplanırken sesini bile çıkaramayan, dürüst, eğitimli, psikolojisi yerinde örnek vatandaşların kendini savunamaması adil değil.
SUÇTAN AİLE Mİ SORUMLU OLMALI?
Mahkemede samuray kılıçlı katil Can Göktuğ Boz'un avukatı olarak dinlenen annesi Ayşe Nejla Yomralıoğlu şöyle konuştu:
"Şüphelinin aynı zamanda annesiyim. Kendisi 14 yaşından beri psikolojik tedavi görmektedir. Verilen ilaçları düzenli kullandıramadık. Son 2-3 senedir tedaviyi reddediyor ve benimle görüşmemektedir. Sıkıntıların arttığını ben de gözlemledim, akıl sağlığının yerinde olmadığını ben de gözlemledim. Bu sebeple gözlem altına alınmasını ve tedavisinin yapılmasını talep ediyorum."
Çocuğunuz masum bir insanı öldürse bile onu savunmak, anne olarak ne zor bir durum değil mi?
BAKANLIK BİLİYOR MU?
Eğer Boz'un cezai ehliyeti yoksa iki üniversite birden nasıl bitirdi? Boz, evinde bulunan kılıç ve kesici aletleri nasıl aldı? Düzenli çalıştığı bir işi mi var? Yoksa ailesinden maddi yardım mı alıyor?
Eğer katilin annesi doğruyu söylüyorsa Boz'un tedavi süreci, ilaç kullanmayı bırakıp bırakmadığının yakından takip edilmesi gerekmiyor mu? Boz'un annesi oğlunun tedaviyi reddettiğini Sağlık Bakanlığı'na bildirdi mi? Ülkemizde ruh sağlığı bozuk olup toplum arasında yaşayan insanları takip eden bir mekanizma var mı?
Eğer tedavi sürecinde ya da ilaç kullanımında ihmalleri varsa, çocuklarını arayıp sormuyorlarsa cezai ehliyet olmayan insanların işledikleri suçlardan ebeveynleri sorumlu tutulmalı mı?
Yasada "Hiç kimse, başkasının fiilinden sorumlu tutulmamaktadır" yazıyor. Ama sokakta kimin akıl hastası olduğunu vatandaş nereden bilecek?
Devlet cezai ehliyeti olmayan insanları yakından takip etmeli ve bu kişilerin davranışlarından da ebeveynleri sorumlu tutulmalı!
Çin'de çocukların işlediği suçlardan ebeveynleri sorumlu tutan yasa tasarısı onay bekliyor!
Bahar Korçan’ın ölümü sanat dünyasını yasa boğdu! ‘İyiler çok yaşamıyor’
Ünlü isimlerin kıyafetlerini tasarlayan modacı Bahar Korçan, önceki gün hayata gözlerini yumdu. 2017 yılından beri yumurtalık kanseriyle mücadele eden Korçan’ın acı haberi sevenlerini yasa boğdu. Ayşegül Aldinç, “Bahar bu yalan dünyaya veda etmiş. İyiler çok yaşamıyor, neden hep erken gidiyor!” diye üzüntüsünü dile getirdi. Tarkan, “Çok özel bir ruh, güzel bir kalptin” derken, Fazıl Say ise acı haberi aldıktan sonra çok üzgün olduğunu belirtti.
Kariyer hayatı boyunca Sezen Aksu, Demet Akbağ ve Tarkan'ın aralarında bulunduğu birçok ünlü isim için kıyafet tasarlayan modacı Bahar Korçan vefat etti. 2017 yılında yumurtalık kanseri teşhisi konulan, dört yıldır bu hastalıkla mücadele eden ünlü modacı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Korçan'ın ölümünün ardından büyük üzüntü yaşayan dostları, sosyal medya hesaplarında başsağlığı mesajları yayınladı.
TARKAN: "Çok özel bir ruhtun. Çok güzel bir kalptin. Nurlar, ışıklar içinde uyu Bahar'ım... Çok üzgünüm."
DİDEM UZEL SARI: "Ahh Bahar. Ne özel bir insandın!"
SEVİM EMRE: "Nurlarda uyusun, mekanı cennet olsun... Sabırlar diliyorum."
FAZIL SAY: "Nur içinde uyusun, çok üzgünüm."
AYŞEGÜL ALDİNÇ: "Ah güzelim, Bahar Korçan da veda etmiş bu yalan dünyaya... Niye iyiler hep erken gider! Kızına, ailesine, dostlarına sabırlar dilerim. Ruhu şad olsun."
NİLGÜN BELGÜN: "Ah ah Bahar Korçan, çok üzüldüm. Mekanı cennet olsun. Uzun zamandır bu hastalıkla savaşıyordu."
Destan’ın yıldızı Ebru Şahin Akkız’ı anlattı!
atv ekranında yeni sezona damgasını vuracak, Bozdağ Film imzalı ‘Destan’ dizisi yalnızca Türkiye’de değil dünyanın birçok coğrafyasında da merak ediliyor. Son tanıtımı ile 50 farklı ülkede sosyal medya trendlerine giren ‘Destan’ dizisinin başrol oyuncusu Ebru Şahin’in tüm dünyaya yayılan hayranları diziyi büyük bir heyecanla bekliyor. Bugüne kadar yayınlanan iki tanıtımı ile yoğun ilgi görerek yüz binlerce yorum ve beğeni alan ‘Destan’ın yıldızı Ebru Şahin, “Akkız” karakterine nasıl hazırlandığını ve dizide seyircileri nelerin beklediğini anlattı.
"İŞLENMEMİŞ BİR DÖNEMİ ANLATACAĞIZ"
Ebru Şahin, 'Destan'la ilgili "Orta Asya'da daha önce işlenmemiş bir dönemi kendi gerçekliğimizde, destansı bir şekilde anlatacak olmak bizi çok heyecanlandırıyor. Kamera önünde ve arkasında çok yoğun bir dönemden geçiyoruz. Türklerin geldiği yeri ve o ruhu önce kendimize sonra insanlara hatırlatacak olmak bizi çok motive ediyor" şeklinde konuştu.
"KADINLARIMIZA GÜÇLÜ BİR KARAKTER VEREBİLME ŞANSI MUTLU ETTİ"
Şahin, senaryoyu okuduğunda hissettiklerini, "Aslında bir süre dinlenmeyi düşünüyordum ama 'Destan' projesinde Akkız'ı okuduğum anda kadınlarımıza ve tüm izleyicilerimize böyle güçlü ve adalet için savaşan bir karakter verebilme şansı bulduğum için çok mutlu oldum. Bütün yorgunluğum geçti. Onun gerçekliğine de tüm izleyenlerin inanacağını düşünüyorum" sözleriyle anlattı.
"GÜNDE 6 SAAT EĞİTİM ALDIM"
Şahin diziye nasıl hazırlandığını "Her gün yaklaşık altı saatimizi profesyonel eğitmenlerle birlikte çiftlikte geçiriyoruz. Her gün daha da üstüne koyarak sınırlarımı zorlamak bana çok iyi geliyor. Gelişim, işimizin ruhuyla bütünleştiğinde de daha motive edici ve daha heyecanlı bir hal alıyor" sözleriyle anlattı.
"İZLEYİCİ İLK DEFA BÖYLE BİR KADIN KARAKTER GÖRECEK"
Ünlü oyuncu, eğitim süresince zorlanmadığını söylerken "Hareket etmeyi çok sevdiğim için fazla zorlandığımı söyleyemeyeceğim. Zorlanmak benim için şikayet etmekten öte daha iyisini yapabileceğime olan inancımı tetikliyor. İzleyenlere ilk defa böyle bir kadın karakter anlatacağımız için de bu süreçte en zorlandığım şey en iyisini vermek adına kendimle savaşım oluyor" dedi.
"AKKIZ İNANDIKLARI UĞRUNA HER ŞEYİ YAPABİLECEK BİRİ"
Ebru Şahin, karakteri Akkız ile ilgili ise "Akkız, küçük yaşta yaşadığı bir acı sonrası intikamını adalet arayışına dönüştüren bir savaşçı. Hırslı, dik başlı, gözü kara ve inandıkları uğruna her şeyi yapabilecek biri. Aynı zamanda göstermeye çok çekindiği merhameti de var. İnsanların onunla birlikte merhametin, gücün ve adaletin aynı anda var olabileceğini göreceklerine inanıyorum" dedi.
"TÜRKLERİN RUHUNU ANLATACAĞIZ"
Şahin, projede izleyiciyi neler beklediğini "Türkiye'de ilk defa çekilecek bir dönemi, destansı bir anlatımla, çatışmalarla, aksiyonla, gerçeklikle, duyguyla, aşkla ve ilk defa bir kadın karakter üzerinden birlikte yaşama fırsatı bizi bekliyor. Hep beraber Türklerin nereden geldiğini, onların nasıl bir ruha sahip olduğunu bizim hikaye anlatıcılığımızla birlikte görebilecekleri güzel, keyifli bir iş bekliyor" sözleriyle açıkladı.
Çekimleri tüm hızıyla devam eden 'Destan' dizisinin zengin oyuncu kadrosunda Ebru Şahin, Edip Tepeli, Selim Bayraktar, Deniz Barut, Teoman Kumbaracıbaşı, Kanbolat Görkem Arslan, İpek Karapınar, Elif Doğan, Osman Albayrak, Burak Tozkoparan, Buse Meral, Burak Berkay Akgül, Ecem Sena Bayır, Esra Kılıç, Bilgi Aydoğmuş, Ahmet Olgun Sünear, Hilal Uysun, Alper Düzen, Şahin Ergüney, Evren Erler, Meltem Pamirtan, Berna Üçkaleler, Müge Duygun, Faruk Aran, Doruk Şengezer, Aysel Yıldırım, Cihangir Köse ve Onur Yenidünya yer alıyor.
Yapım ve proje tasarımı Mehmet Bozdağ'a ait; yönetmenliğini Emir Khalilzadeh'in yaptığı, senaryosunu Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem'in kaleme aldığı 'Destan'ın başrollerini Ebru Şahin, Edip Tepeli ve Selim Bayraktar üstleniyor.





