İSTANBUL GÜNLÜK TURLAR

  

İSTANBUL GÜNÜBİRLİK TURLAR

İstanbul'da taksi problemi nasıl çözülür?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanı Utku Cihan ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu, İstanbul'da kangren haline dönüşen taksi problemini Habertürk TV'de tartıştı. Fatih Altaylı'nın Teke Tek programında sorularını yanıtlayan Utku Cihan, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın İBB aleyhine açtığı davayı geri çekmeleri halinde oturup konuşabileceklerini söylerken Eyüp Aksu ise, İBB'yi kendilerini siyasi rant malzemesi haline getirmeye çalışmakla suçladı...

İstanbul'da yılan hikayesine dönen taksi tartışması Habertürk TV ekranına taşındı. Fatih Altaylı'nın Teke Tek programına katılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanı Utku Cihan ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu birbirlerini çözüm üretmemekle eleştirdi. Altaylı'nın sorularını tarafların verdiği yanıtlardan öne çıkan ara başlıklar şöyle:

EYÜP AKSU İSTANBUL TAKSİCİLER ESNAF ODASI BAŞKANI: SUÇ KİŞİYE ÖZELDİR
Ticari takside bir araç sahibi iki tane şoför çalışıyor. Yaptırım cetvelinde 'şoför cinsel tacizde bulunursa, araç trafikten men edilir, şoför, araç sahibi ve araca ayrı ayrı ceza verilir' deniyor. Yaklaşık 19 ay önce dava açtık. Şimdi gündeme gelmesi manidar. İBB 5 bin plaka artışı yapabilmek için bu konuyu gündeme getiriyor. Biz diyoruz ki, araçta çalışan şoför arkadaşımız suçu işlediyse İBB'de yetki var, bunu meslekten ihraç etsin, bir daha taksi şoförlüğü yapmasın. Ama yaptırım cetvelinde araç trafikten men edilir, araç sahibi de cezalandırılır. Biz suç kişiye özeldir diyoruz. Araç sahibine ihtar verilir. Trafikten men edilecekse 1 veya 2 gün men edilir uyarı yapılır. Bu cetvelde süresiz taşıma kartı iptal edilir deniyor. Araç 60-90 gün süreyle trafikten men edilir deniliyor. İETT şoförü suç işlemişse İETT cezalandırılmıyor. Kabahati işleyen araç değil. Biz geçimimizi taksiden sağlıyoruz.

İBB ULAŞTIRMA DAİRE BAŞKANI UTKU CİHAN: ARAÇ SAHİBİ İLE SÜRÜCÜNÜN İLİŞKİSİ KOPMAMALI
Biz yapılan yanlış davranışlarda, o takside çalışanlara ceza uyguluyoruz, araç sahibinin de sorumluluk sahibi olması açısından onların da 30-60-90 gün süreyle. Birkaç hafta öncesinde bir plaka sahibi 'taksimi bulamıyorum nerede acaba' diye yardım istedi. Araştırdık baktık o taksi Pendik'te bekliyor. Siz bir ticari işletme sahibisiniz orada kimin çalıştığını bilmemiz gerekiyor. Araçlarda ikinci, üçücü şoförler var.Biz bir kart veriyoruz.Bu kartla toplu taşıma araçlarını kullanıyor olacaklardır. Biz burada araç sahibi ile onu kullanan kişi arasındaki ilişkiyi kopardığımız zaman asıl büyük sorunlar ortaya çıkıyor. Sadece taciz olaylarında değil, bir taksi bir kaza yaparsa, bir yeri sürterse bunu şoför karşılıyor. Plaka sahibinin de bir sorumluluğu olmasını istiyoruz. Sadece şoföre yüklenerek bu sistemi daha iyi hale getiremeyiz. Ticari plaka sahibinin aracın, şoförün hangi koşullarla karşılaşıyor, bunu bilmesi gerekiyor.

AKSU:Biz araçlarımızda İBB'nin verdiği kare kodlu olan arkadaşlarımızı çalıştıyoruz. O kartlar olmadan çalışamıyorlar.

"CEZA KİŞİYE VERİLSİN, ARACA VERİLMESİN DİYORUZ"
CİHAN: O kartı alabilmesi için TUDES kapsamında bu suçları işlememiş olmak gerekiyor. Biz kart vermişiz, geri almışız. UYAP sistemi ile entegrasyonumuz var. Bütün cezalar akıyor, kartını iptal ediyoruz. Şu anda taciz suçu işleyenler yürürlükteki maddelere göre şoför olarak çalışamıyor İstanbul'da. Ama Eyüp Bey davayı kazanırsa çalışabilecekler.

AKSU: Hayır! UKOME'deki heyette bunu tekrardan düzenleyelim, araca ceza verilmesin, diyoruz.

CİHAN: Madde çok açık. Yürütmeyi durdurma istemli bir dava dilekçesi bu. Taciz suçunu işleyenlerin çalışamayacakları konusunda bir madde. Eyüp Bey'in anlattığı gibi şoför, araç sahibi gibi bir ayrım yok.

AKSU:İBB yönetimde ortak akıl, şeffaf bir yönetim yok. Belediye başkanımız yerel seçimlerden önce 'bütün sorunları beraber çözeceğiz' dedi, seçildi daha sonra bizi tanımadı. Bu davayı açalı 19 ay olmuş, neden şimdi gündeme geliyor, bu da manidar? İBB burada siyaset yapıyor. Biz diyoruz ki, İstanbul'daki vatandaşlarımız, anamız, babamız, kardeşimiz. Tacizi tasvip etmiyoruz. Nesnenin suçu yok, araca ceza verilmesin, şahsa verilsin diyoruz.

"DAVAYI GERİ ÇEKSİNLER KONUŞALIM"
CİHAN: Bu davayı kazanırlarsa tacizciler taksici olarak İstanbul'da çalışmaya başlayacaktır. Taksi sahiplerinin sorumlululuk alması gerektiğini düşünüyoruz.

AKSU: Ayın son perşembesinde UKEMO toplantısı var. Ben buradaki maddenin sadece araca ceza verilmemesini teklif edeyim. Düzenleyelim, hemen imzalayalım. Sayın başkanım söz versin hemen anlaşalım. Davayı geri çekeriz.

CİHAN: Göreve geldikten sonra bütün esnafımızla hep beraber çözüm üretmek üzere çalışma yaptık. İstanbul Şehir Platformu'nu kurduk. Eyüp Bey orada, her zaman görüşürüz de. Her zaman konuya açığız. Davadan önce keşke görüşebilseydik, ya da dava sürecinde. Davayı geri çeksinler konuşalım.

AKSU: Gündeme getirsinler davayı geri çekelim. Araç ceza almasın, kişi ceza alsın. Siz bir bakkalı, manavı 1 ay kapatabilir misiniz? Böyle bir şey duydunuz mu?

CİHAN:İlk ihlalde 5 gün kapatıyoruz. İkincisinde artıyor, devam ediyor.

AKSU: Taciz veya tecavüz suçunu işleyen kişi direk meslekten men edilsin. İETT'de gördük.Araç trafikten men edildi mi?

CİHAN: İETT'nin başka sorumlulukları var.

AKSU: İstanbul'da seyahat eden vatandaşlar bizim velinimetimiz. Basında yapılan haberlerle davanın aslı, benzerliği yok. Burada resmen karalama kampanyası var.

"BELEDİYE TAKSİCİLİK YAPAR MI? 81 İLDE ÖRNEĞİ YOK"
CİHAN:İstanbul'da bir taksi sorunu var. Yolcu ve yolcu seçme. Yolcuyu seçerek almama. Trafik kurallarını ihlal. Kısa mesafe diye yolcu almama, darp, dolandırıcılık. Birçok çalışma yürütüyoruz. Yeni taksi meselesi bu planın parçası. İBB'de göreve gelmeden hazırlanmış rapor var. Bu raporda 2023'e kadar 6 bin yeni taksi için hazırlanmış. Dolayısıyla biz bu ihtiyacı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bir taraftan da hizmet kalitesini arttırmaya çalışıyoruz. Dünyanın birçok şehirde tez çalışması, araştırmalar var. Dünyada 15-20 yıl önce hayata geçirilmiş taksicilik sistemi var. 1,5 yıldır anlatıyoruz. 10 defa getirdik, 10 defa reddedildi UKOME'de.

AKSU: Belediye taksi işletmeciliği yapar mı? 81 ilde örneği yok.

"OCAK AYINDAN İTİBAREN EĞİTİMLERE BAŞLAYACAĞIZ"
CİHAN: Belediyenin şirketi var. Şirket de bunu işletebilir. Kendi hizmet alımıyla da yapılabilir. Biz 5 bin taksi alalım hepsini Ulaşım A.Ş. işletsin peşinde değiliz. 20 yıl önce bütün dünyada bireysel kurumsala diye çok net anlatılıyor. İstanbul'daki taksicilik hizmetinin kurumsallaşması gerekiyor.

AKSU: Dünyanın hiçbir yerinde belediyeler taksicilik yapmıyorlar. İstanbul'da büyük trafik sorunu var. İBB'nin teknoloji dayatma sorunu var, eğitim sorunu var, şoför arkadaşlarımızın sabit bölgelerde davranışlarıyla sıkıntılar var. Bize yetki verin sistemi düzeltelim. Teknolojiye geçmemize müsade etmediler. İtaksi aplikasyonu vardı, bunu çalıştırmadılar. Burada büyük sorun İBB idaresinde. Ortak akılla, şeffaflıkla çözmeye çalışsılar. Taksi sayısının artması Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiş. Verdikleri usul ve esaslar da yanlış. Yerel seçimlerden önce sayın belediye başkanı belli ki bazı gruplara söz vermiş. O sözü yerine getirmek için kaos yaratıyor. İTÜ'nün taksi analiz raporunda yazıyor. Trafik sorunu var iken, taksimetre ücretleri ucuzken taksi sayısının artışına gerek yok deniyor. Pandemiden sonra vatandaş toplu taşımayı kullanamıyor, taksiye yöneliyor. İBB'nin bir bildirisi var. 'Sayın yolcularımız toplu taşımada yoğunluk var seferler iptal oluyor, diğer ulaşım araçlarını kullanın' diyor. Artık vatandaş toplu taşımayı tercih etmiyor. Dinamik taksimetre olması lazım. Trafiğin yoğun olduğu saatlerde fazla, yoğunluğun az olduğu saatlerde az yazması lazım. Biz bu sorunu çözelim diyoruz.Eğer taksi sayısının artmasına ihtiyaç varsa bilimsel rapor ortaya konulsun, Bakanlar Kurulu'na uymak şartıyla oturup konuşalım. Biz şirketimizi kurduk, kurumsallaşmaya başladık. Burada İBB tarife yetkisini kesinlikle o şirketlere vermeli. Bütün ülkelerde tarifeleri şirketler belirliyor. İBB bazı yetkileri bize verirse kurumsallaşırız. Biz o yapıya hazırız. İBB konuyu devletleştirmeye çalışıyor. Devlet özel sektöre ihale yapıyor, özelleştiriyor. Tam tersine İBB dünyada hiç örneği olmayan sistemi hayata geçirmeye çalışıyor. Bizi politize ediyor. Sahada kendi elemanı olacak şekilde ekip oluşturmaya çalışıyor. İhtiyaç varsa, artışı yapılacaksa kanunlar çerçevesinde oturur konuşuruz.

CİHAN: Eyüp Bey siyaset yapıyor. Eyüp Bey Taksiciler Odası Başkanı. Sadece plaka sahiplerinin üye olabildiği bir oda. Sürücülerin üye olamadığı bir oda. Fiyatı belirlemek yetkisin vermek ne demek? İstanbul halkını odaya, plaka sahibine teslim etmek demek. Böyle bir şey hiçbir zaman yapmayız. İstanbul'da çok güzel esnaf deneyimi var. Esnafı tam şu anda kurumsallaşmaya itmek. 17 bin 395 plaka birleşsin, kooperatifleşsin. Tam istediğimiz nokta bu. Biz 5 bin taksiyle beraber, İBB'nin sahip olacağı, yöneteceği, şoförün SGK primlerin yattığı. Günde 16-18 saat çalışıyorlar, 24 saat çalışıyorlar. Böyle bir ortamda nasıl onlardan iyi bir davranış bekliyoruz? Bir tarafta 16 milyon İstanbul halkı eziyet çekiyor, bir taraftan taksi şoförleri eziyet çekiyor. İstanbul Ulaşım Akademisi'ni kurduk. Ocak ayından itibaren eğitime başlayacak. Bu eğitim içerisinde şehir bilgisi, psikolojik anlamda birçok eğitimi planlamış durumdayız. Bir şoförü eğitime çağırdığınızda 'benim para kazanmam lazım' diyebilir. Çünkü 24 saat çalışıyor şoförler. Şu anda İstanbul'da 240 bin ticari araç sürücüsü var. 240 bin kişiden sadece 1700 şoföre eğitim verilmiş durumda. Pandemi sürecinde maalesef ara vermek zorunda kaldık. Ocak ayından itibaren eğitimler başlamış olacak. İki yıl boyunca taksiciler zam alamamışlardı. Toplam yaptığımız zam yüzde 36. Hala tarife düşük demek, bunu başka yerlere çekmek. Şu anda isteyen istediği uygulamayı kullanıyor. İ-taksi artık denetim, kamera, panik butonunu yönetiyor. Eyüp Beyler de hazırlıyor bir uygulama. Onlar da hazırlasınlar kullanılsın. 5 bin taksi de çözmez. Daha fazla olmalı. İstanbul'daki sorun sadece taksi sorunu değil. Raylı sistemlerin bitmesi, toplu taşımanın konforlu hale getirilmesi, minibüslerin entegre edilmesi gerikiyor. İETT'nin yönettiği 3 bin otobüs vardı artık 6 bin otobüs var. Dünyanın en çok raylı sistemi yapılan şehri şu anda İstanbul. İnsanlar taksi bulamadıkları için özel araçlarla işlerine gitmek, otopark aramak zorunda kalıyorlar.

"BURADA BİZİ SİYASİ MALZEME YAPMAK İSTİYORLAR"
AKSU: İstanbul'da bir kişi ikinci ticari taksiyi kesinlikle alamaz. 10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararında geçimini bu işten sağlayan kişilere plaka verilir deniyor.Biz teknolojiye geçelim, eğitimler verelim, taksimetre ücretlerini arttıralım. Eğer taksi sayısının artışına ihtiyaç varsa Bakanlar Kurulu kararına göre gereğini yapalım. Sigortasız çalışan arkadaşlarımız yok. Kimi zaman tacizci kimi zaman emekçi deniyor. O arkadaşlar olmazsa taksicilik olmaz. Biz şoför arkadaşlarımızla beraber üçte bir oranında çalışıyoruz. 3500 kişiye oda olarak eğitim verdik İBB 1 kişiye eğitim vermedi. Burada bizi siyasi malzeme yapıyorlar, politize ediyorlar. Seçimden önce verilmiş sözleri yerine getirerek bizim malımızı yok ediyorlar. Biz ihaleyle taksi plakaları aldık. Biz çözümden yanayız. Diyoruz ki hep beraber bir sorun varsa çözelim, samimi olalım, siyaseti bırakın.

CİHAN: Biz taksi dolmuşları taksiye çevirdik. Ona da karşı çıktı Eyüp Bey. Şu ana kadar Eyüp Bey'in gördüğü göreceği en demokratik yönetim budur.

AKSU:Ekmeğimizle emeğimizle kim oynarsa kanunlar karşısında hakkımızı ararız.

"KAMERALARIN ÖNÜNDE '5 BİN TAKSİYİ BİZE VERİN' DEDİ"

CİHAN:Biz noter huzurunda, kuralar çekerek şeffaf bir şekilde yaptık mı?

AKSU: Kanunlara aykırı.

CİHAN: Kameralar önünde Ekrem Başkan'a 'bu 5 bin taksiyi bize verin' dediler.

AKSU: Toplu taşıma sorunları örtmek adına siyasi bir rant olayı vardır burada. Biz diyoruz ki gelin hep beraber sorunları çözelim. Teknoloji kullanılırsa, trafik sorunu çözülürse kapıdan çıkar çıkmaz taksiciler size 'buyrun' diyecek.

CİHAN: Yarın atamızı anacağız. Katılmak isteyen olur diye saygı yürüyüşü düzenledik. Florya'da ve Hacıosman Parkı'nda vatandaşlarımızı oraya davet etmek isterim.

10 Kasım Atatürk'ün sözleri! İşte en meşhur, en duygusal ve en güzel 10 Kasım Atatürk sözleri

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sanat, eğitim, bağımsızlık ve cumhuriyet hakkındaki sözleri araştırılıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanı ve başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 83. yılında anılıyor. 10 Kasım Atatürk paylaşımları yapmak isteyen vatandaşlar Mustafa Kemal Atatürk'ün sözlerini araştırıyor. Atatürk'ün en meşhur sözlerini sizler için derledik. İşte en güzel ve en anlamlı 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk sözleri

"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."

"Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur."

"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir."

"Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir."

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

“Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için yegane gelişme ve ilerleme yolu budur”

"Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettiği takdirde, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereği olan dostluk, siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarfınazar edinceye kadar amansız düşmanıyım. "

"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz."

"Korku üzerine hâkimiyet bina edilemez. Toplara istinad eden hâkimiyet pâyidar olmaz. Böyle bir hâkimiyet ve diktatörlük ancak ihtilâl zuhurunda muvakkat bir zaman için lâzım olur. (Mart 1930)"

"Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım."

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."

“Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.”

"Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız."

"Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür."

“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”