İstanbul Adalar Turu Gezi Rehberi
Metropolün kaotik yapısından uzakta, hayatın bir koşuşturmaca şeklinde değil de huzur içinde yaşanabildiği, insana nefes alabileceği zamanı ve mekânı bahşeden bir yer var. İstanbul adaları şehre bir kapı komşusu kadar yakın mesafede. Şehirden çıkmadan İstanbul’da gezilecek yerleri merak ediyorsanız işte buyrun...
İstanbul’un 39 ilçesinden biri olan Adalar’da yalnızca Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedef Adası’nda düzenli bir yerleşim var. Sivriada, Yassıada, Kaşık Adası ve Tavşan Adası’nda ise sürekli ve düzenli yerleşim bulunmuyor.
BÜYÜKADA
Adından da bildiğimiz üzere İstanbul Adaları arasında en büyüğü olan Büyükada, anakaradan hareket eden vapurların son, İstanbul Adaları gezilecek yerler listesinin ise ilk durağı. Büyükada otel fiyatları farklılık gösteriyor; hoş vakit geçirmek için Büyükada butik otel seçeneklerini de düşünebilirsiniz.
Dil Burnu ve Yörük Ali plajları İstanbullular tarafından denize girmek ve piknik yapmak için en çok tercih edilen noktaların başında geliyor. Ayrıca diğer adalara göre bu açıdan çok daha fazla seçenek barındırmakta. Son yıllarda beach club olarak hizmet veren özel işletmeler de çoğalmış durumda. Kumsal tercih edenler için ise Aya Nikola plajını tavsiye edebiliriz.
Büyükada’ya vardığınızda yapmak isteyeceğiniz ilk şey büyük ihtimalle ünlü Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkmak olacaktır. Ancak sizi kiliseye ulaştıracak olan uzun yokuşa tırmanmaya başlamadan önce Büyükada Fırını’nda sıcacık şekerli böreklerden atıştırabileceğinizi unutmayın! Tabi, şekerli böreklerle doymayacağınızı düşünüyorsanız, klasik müzik dinleyip bir kitabın sayfalarını karıştırırken soğuk bir limonata ya da naneli çay eşliğinde doyurucu bir kahvaltı yapabileceğiniz Bahçede Sinek’e de uğrayabilirsiniz. Hem ruhunuzu hem de karnınızı doyurduğunuz zaman, Hristiyanların Türkiye’deki iki hac noktasından biri olan Aya Yorgi’ye çıkan yolu tırmanmaya hazırsınız demektir.
Kiliseyi gezdikten, dileğinizi tuttuktan sonra yanındaki işletmede mola vermeden geri dönmemenizi öneririz. Burada çayınızı yudumlarken dünyanın en büyük ahşap yapılarından biri olan Rum Yetimhanesi’ni de görme şansına erişeceksiniz. Tabi farklı bir manzara alternatifi olarak bir kadeh şarap eşliğinde hoş vakit geçirebileceğiniz Yüce Tepe Kır Gazinosu’na veya Aya Yorgi’ye göre daha az kalabalık ve daha sakin bir nokta olan Hızır İlyas Tepesi’ne de uğrayabilirsiniz. Büyükada otel seçenekleri açısından son derece zengin bir yer. Tarihi konaklardan modern otellere her türlü konaklama seçeneği adada mevcut. Büyükada pansiyon fiyatları karşılaştırması için bize güvenebilirsiniz.
KINALIADA
Toprağının rengi sebebiyle “Kınalı” olarak anılan bu adanın güzel bir yürüyüş parkuru ve çok sayıda sahili olması en önemli özellikleri. Adanın kayalık yapısı sebebiyle fayton bir seçenek olmaktan çıkıyor. Adayı keşfetmenin en keyifli yolu Dezire Pastanesi’nden taze kurabiyeler aldıktan sonra yürüyüşe başlamak ya da pedal çevirmek olabilir. Kınalı’yı keşfetmekten bahsetmişken, Prens Adaları’ndaki tek Ermeni kilisesi Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’ne, Dönüşüm Manastırı’na, Kınalıada Camii’ne ve Rum Ortodoks Panayia Kilisesi’ne alıcı gözle bakmanızı tavsiye ederiz.
Tabii, hazır gitmişken Kınalı sahillerinin tadını çıkarma fırsatını da kaçırmayın. Daha çok çocuklu ailelerin tercih ettiği Kumluk Plajı’nı ya da daha hareketli oluşuyla dikkat çeken Ayazma Plajı’nı tercih edebilirsiniz. Karnınız acıktığında ise hafif yemekler ararsanız Cafe Pari’ye, Adalar turu için bir kaçamak yapmışken rakı balık yapmadan dönmek istemezseniz Teos Beach Club’a, rakı balık yanında bir de canlı müzik ararsınız Mimoza’ya ve gecenin sonunda bir tatlı için yeriniz kaldıysa Yeşil Roma Dondurmacısı’na uğrayabilirsiniz
BURGAZADA
Gelelim adı her geçtiğinde modern Türk hikâyeciliğinde çok özel bir yere sahip Adalı Sait Faik’in de anıldığı Burgazada’ya. Prens Adaları’nın üçüncü büyük adasını keşfetmek için hiçbir araca ihtiyacınız yok. Kınalıada’dan daha keyifli bir bisiklet turuna da hazır olun. Burgazada otel ve butik otel seçeneklerini iyi değerlendirin. Burada ayrıca sizi muhteşem bir Heybeli ve Kaşıkadası manzarası bekliyor. Bu iki ada İstanbul siluetini tamamen keserek yemyeşil bir çember oluşturuyor.
Rumların her sene 6 Ağustos’ta Metamorfoz Yortu’sunu kutlamak için toplandığı Manastır’ı, 29 Ağustos’ta Aya Yani Yortu’sunu andıkları Aya Yani Kilisesi’ni mutlaka görmenizi öneririz. Sait Faik Müzesi ise sizin için adanın anlamını tamamen değiştirecek bir durak. Sait Faik’le burada, evinde tanışmak özel bir deneyim olacak. Yazarın öyküleriyle adanın ruhu arasındaki ilişkiyi hemen kurmak isteyeceksiniz. İyisi mi siz Burgaz’dan bir Sait Faik öyküsü okumadan dönmeyin.
HEYBELİADA
Prens Adaları arasında, yaz aylarını geniş ormanları sayesinde diğerlerine kıyasla daha serin geçiren Heybeli’deyiz! Kışın da diğer adalara nazaran daha yumuşak bir havası olduğu için Heybeliada doğa ve yürüyüş severlerin vazgeçilmezlerinden biri. Adı Rumca “bakır” anlamına gelen Halki, iskeleye yaklaşırken dikkatinizi çekecek görkemli Deniz Lisesi’nin ev sahibi. Binlerce bahriyelinin yanı sıra Orhan Pamuk, Ahmet Rasim, Aziz Nesin ve Hüseyin Rahmi’ye de kucak açıp ilham vermesi de bir başka özelliği. Büyükada’ya göre daha sakin bir yer arayanların tercihi Heybeli’de diğer adalara göre daha fazla piknik alanı bulunuyor. Özellikle çam ormanı ile kaplı olan Değirmenburnu Piknik Alanı bu noktalar arasında öne çıkanı diyebiliriz.





