BOĞAZDA YEMEKLİ TEKNE TURLARI

  

İSTANBUL BOĞAZINDA YEMEKLİ TEKNE TURLARI

İstanbul’a fırtına uyarısı

İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde, akşam saatlerinden itibaren Lodos fırtınasının etkili olması bekleniyor. Vatandaşlar, çatı uçması ve baca gazı zehirlenmesi gibi tehlikelere karşı uyarıldı.
Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre, İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinde hafta başından beri etkili olan Lodos (güney-batı) yönlü rüzgârın akşam saatlerinden itibaren kuvvetini arttırarak fırtına şeklinde etkili olacağı tahmin ediliyor.

Pazar akşam saatlerine kadar fırtına 40-60 km/saatlik fırtınanın, kısa süreli hamleler ile 50-80 km/saatlik kuvvetli fırtına şiddetinde esmesi bekleniyor. Şiddetli rüzgâr nedeni ile yaşanabilecek olumsuz hava şartlarında hava, deniz ve kara ulaşımında aksamalar yaşanabileceği belirtildi. İstanbulluların da çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, baca gazı zehirlenmesi gibi tehlikelere karşı tedbirli olunması istendi.

İstanbul müzakerelerinden hızlı sonuç beklemek doğru değil. Müzakerelerin 6 şart etrafında toplanması, Kırım ve Donbas'ın statüsü haricindeki maddelerde netleşmeye yaklaşılması ve dışişleri bakanlarının yakında bir araya gelecek olması olumlu işaretler. Bir sonraki aşama Putin ile Zelenski'nin bir araya gelmesi. Putin'in Türkiye'yi ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunun için gayret göstereceği aşikâr. Elbette Rusya'nın önce Kiev ve Çernihiv'deki operasyonları azaltacağını söylemesi, sonra operasyonlara devam etmesi bu sürecin gitgellere açık yapısının tezahürü. Savaşı bitirmenin başlatmaktan daha zor olduğu bilinir. Ukrayna krizinde ateşkes ve barışa bu şekilde dura kalka gidilecek. Taraflar bir yandan sahada karşı tarafı geriletmek için hamlelere devam edecek. Diğer yandan masada sert müzakereler olacak.

Rus tarafı müzakere sürecini hem cephede yeni inisiyatifler geliştirmek hem de Batı ittifakı arasındaki dayanışmanın çözülmesini beklemek ya da test etmek için uzatacaktır. Ukrayna tarafı da Batı'dan askeri yardım almaya devam ederek Rus güçlerini sahada geriletecek girişimlerde bulunacak. İngiliz Başbakan Johnson, Ukrayna'ya "daha ölümcül" askeri silahlar göndermekten bahsediyor. ABD Başkanı Biden, rejim değişikliği ve onlarca yıl sürecek kriz açıklamalarıyla meşgul. Rusya ise giderek Ukrayna'yı ortadan doğu ve batı şeklinde bölmekten uzaklaşıyor. Donbas ve Kırım hattını elinde tutmayı önceliyor. ABD, AB ve İngiltere'nin Rusya'yı zayıflatma politikasındaki kararlılığın dağılması beklenmiyor. Gidişat Putin'i savaşı genişletmeye değil sınırlandırarak durdurmaya yöneltiyor. Türkiye'nin "diplomasi ile onurlu çıkış yap" önerisi eninde sonunda Putin için tek yol haline gelebilir. Bugün için önemli olan tarafların ateşkesin zamanı geldiği görüşüne vardıklarında masada müzakereyi sürdürüyor olmaları.

Özbekistan dönüşü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aralarında olduğum gazetecilere verdiği mülakattan anladığım, Erdoğan'ın Rusya-Ukrayna savaşının ateşkese ulaşması için elinden geleni yapmakta kararlı olduğu. Bunun için Putin ve Zelenski'yi bir araya getirme arayışında ısrarcı. Bu ısrarında yirmi yıllık tecrübenin yansıması var. Putin ve Zelenski ile yürüttüğü lider diplomasisinin imkânlarına duyduğu güven var. İstanbul müzakerelerine bir çırpıda gelinmedi. Daha Ukrayna krizinin başından itibaren Erdoğan'ın Rus ve Ukraynalı liderleri bir araya getirmek için çabaladığını hatırlayalım. Putin'in kararı bu savaşın sona erdirilmesi için hâlâ en önemli faktör. Ancak savaşın Rusya'nın ekonomik, askeri ve stratejik zayiatlarını artıracak bir sürece girdiği de malum. Geç kalması durumunda Putin'in üstleneceği maliyet daha büyük olacak. İşte bu noktada Erdoğan'ın Putin'e "Zelenski ile bir araya gel" teklifi önem kazanıyor. Liderlerin bir araya gelmesi neden önemli?

Erdoğan, lider buluşması ile eşik atlanabileceğini biliyor. Rus müzakerecilerin toplantılarda sert ve uzlaşmaz bir profil izlemesi tipik Rus diplomasi örneğidir. Çok farklı olmakla birlikte Türkiye ve Rusya arasındaki Suriye gündemli müzakereler de benzer zorluklar taşıdı. Ancak lider lidere görüşmeler sıçramaları, kritik adımların atılmasını sağladı. Şimdi Erdoğan, Putin ve Zelenski'yi bir araya getirerek krizin çözümünde "lider etkisi" oluşturmayı istiyor. Bunun için Putin'in savaşı durdurma ya da bitirme zamanı geldiğine ikna olması lazım. Zelenski'nin de masaya oturup, masadan çıkanı uygulayabilecek gücü gösterebilmesi gerekli. Barış tarafların taleplerinin bir kısmından vazgeçmesini zorunlu kılıyor. Zelenski'nin asıl zorluğu Putin ile bir araya geldikten sonra başlayacak. Uzlaşmaya varmak da uzlaşılan şartları halkına anlatmak da ABD, AB ve İngiltere'yi bunlara ikna etmek de hayli zor olabilir. Bu arada, Türkiye'nin bir Avrupa ihtilafında etkin bir şekilde kolaylaştırıcı rol üstlenmesi kıyaslamalarla ya da kıskançlıkla karşılanmamalı. Aksine Batı ülkeleri Türkiye'nin herkesin aleyhine olan bu savaşı sona erdirme çabasına destek vermeli.

İBB'nin ikinci ağaç katliamında son dakika! Uzman isim açıkladı: Bu ağaçlar sağlıklı

İstanbul Çırağan'da 112 çınar ağacının katledilmesinin ardından CHP'li İBB bu kez de İstanbul Zeytinburnu'nda sessiz sedasız bir ağaç katliamı daha gerçekleştirdi. İBB apar topar kestiği ağaçların yerine not bırakıp gitti. Büyük tepki çeken ikinci kıyım ile ilgili Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş A Haber yayınında ağaçları olay yerinde inceleyerek İBB'nin gerekçesinin dahi gerçeği yansıtmadığını aktardı.

CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Dolmabahçe'deki Çırağan Caddesinde bulunan 112 çınar ağacını katletmesine dair tartışmalar gündemdeki yerini korurken yeni bir ağaç kıyımı haberi de Topkapı'dan geldi. İBB aynı şekilde hızlıca yok ettiği ağaçların yerine not bırakarak bölgeyi terk etti. Çırağan'da 112 Çınar Ağacının katledilmesinin ardından İBB'nin bu kez Zeytinburnu Merkez Efendi'de bulunan deprem parkında da onlarca ağacı kestiği ortaya çıktı. Konuyla ilgili yoğun tepki gelirken uzman isimler de ağaçların hasta olması halinde bile kurtarılabileceğini söylerken burada ise hastalığın söz konusu olmadığını belirtti.

UZMAN İSİM İBB'NİN GEREKÇESİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş A Haber yayınında ağaçları olay yerinde inceleyerek İBB'nin gerekçesinin dahi gerçeği yansıtmadığını aktardı. İşte Çetintaş'ın açıklamaları;

HASTAYSA KÖKÜNDEN KESMELİYDİN!
Şimdi Çırağan'daki ağaçlara mantar ya da kanser denildi. Burada da latince bir terim kullanılarak başka bir gerekçe gösterilmiş ve bu ağaçlar kesilmiş. Eğer bir ağaç hastaysa ve bulaşıcılık varsa zaten kökünden alınmalı. Çünkü hastalığı yapan köktür. Hastalık nedeniyle kestiğiniz açların kökünü bırakıyorsunuz.

BU AĞAÇLAR SAĞLIKLI
Uzaklaştırma gibi garip bir Türkçe kullanılmış. Sen bu ağacı kesmişsin. Kökü burada olan ağacı nasıl uzaklaştırıyorsun? Kesmişsin işte. Ağaç sağlıklı. Hastaysa kökünü niye sökmemişler. Bu notu çakarak işledikleri suçun üzerine suç katıyorlar!

Yıldız Tilbe’den karşı hamle

Saldırgan sokak hayvanlarının zehirli etlerle öldürülmeleri gerektiğini savunan ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, sosyal medyadaki bu açıklaması ardından kendisi hakkında tehdit, hakaret ve küfürlü sözler sarf eden aralarında Ceylan Ertem gibi ünlülerin bulunduğu bazı kullanıcılar hakkında, şikayetçi oldu. İstanbul Adliyesine gelerek suç duyurusuyla birlikte basına açıklama yapan Yıldız Tilbe, ‘İnsana zarar veren hiçbir canlının yaşama hakkı yoktur’ dedi. Saldırgan sokak hayvanlarının zehirli etlerle öldürülmeleri gerektiğini savunan ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, "Sahipsiz köpekler hayvan barınaklarında toplanıp aklı başında, hayvan sever görevliler tarafından bakılmalıdır. Saldıran köpek gruplarına bulundukları bölgenin halkı zehirli et versin hepsi gebersin, insan parçalamak nedir ya?" şeklinde mesaj paylaştı.

Yıldız Tilbe'nin "zehirli et" önerisine tepkiler çığ gibi büyürken, ünlü sanatçı bugün İstanbul Çağlayan Adliyesine gelerek, kendisi hakkında hakaret içerikli sözler sarf eden ünlü isimler hakkında şikayetçi oldu. Ünlü sanatçı yanlış anlaşıldığını, buna rağmen hakkında küfür ve hakaret içeren sözler sarf edildiğini kaydetti. Aralarında onlarca ünlü sanatçı olan ünlü şarkıcı Yıldız Tilbe, bazı açıklamalarda bulundu: ''İnsan hayatının da önemli olduğunu düşünüyorum, Allah önce insanı yatarmış, her şeyi de insan için yaratmış. Ben parçalanan çocukları gördüm, birinin yüzü yok birinin gözü yok kolu yok bacağı yok. Çok etkilendiğim için saldırgan köpekler için birkaç cümle ettim''

''EĞİTİLSİN İNSANA FAYDALI HALE GETİRİLSİN''
''Müslüman olduğum için bizde insan ölür hayvan geberir, 'Gebersin' dedim. Bu kelime üzerinde çok üzerime gelindi. O zaman uyutulsun ama çocuklar sokakta daha rahat gezsin. Yaşlılar camiye sabah rahat gitsin, köylüler tarlasına giderken parçalanıyor, rahat gitsin. Çocuklar parklarda oynasın yaşlılar rahat gezsin. Diğer köpekler de rehabilite ediliyorsa edilsin, edilmiyorsa kör gezdiren köpekler var yaşlı bakan, gazete getiren. Eğitilsin, insana faydalı hale getirilsin. Buna hepimiz razıyız ama parçalayan köpekler, itlaf edilmelidir çünkü vahşilerdir. O yüzden çocukların ve insanların önceliği olduğunu düşünüyorum yaşamda'' dedi.

BASINA KONUŞTU
Açıklamasına devam eden Yıldız Tilbe, '' Ben çok hakaret yedim gerçekten, hayatımda duymadığım küfürler yedim. Ne annem, ne babam, ne vücudum, ne kişiliğim, ne sanatım, hiçbir şey bırakmadılar. O yüzden çok gücüme gitti aslında bu olayı ama o kadar hakareti niye yiyeyim ki ben? İnsanı savunduğum için mi? Çocukları, yaşlıları köpekler parçalamasın dediğim için mi? Köpeklere de bakılsın, vahşi olmasın, saldırmasınlar, ben bunu söylüyorum. Yoksa her canlının yaşam hakkı vardır ama insana zarar veren hiçbir canlının yaşam hakkı yoktur''

''BANA KATİL DİYORLAR ÇOK AĞLADIM''
''Bu akrep, çıyan, yılan, dağdan inen ayı, domuz olur. Ne olursa olsun, öncelik insanın olmalı. İnsan hayatı kutsaldır diye düşünüyorum. Hayvanlara da merhamet edilmelidir, yazık onlara da günah. Niye insanları parçalasınlar, niye öldürülsünler? Eğitimli olsunlar, evcil olsunlar, bakılsınlar. Böyle düşünüyorum. Başka bir niyetim yoktu. Hiç hak etmedim ben, bana katil diyorlar. Ben çok ağladım, günlerce ağladım, en sonunda da yasal olarak hakkımı aramaya karar verdim çünkü bu insanlar ben vahşi hayvanlar ortadan kaldırılsın dediğim için akıl sağlığıma kadar beni sorgulamaya çalışıyorlar. Bunu yapanlar da avukat, çok ayıp. Bu sizin de çocuğunuzu parçalayabilirdi köpek, teyzemiz, annemiz, akrabamız. Böyle olmamalıydı. Biz el ele verip bu ülkede yaşayan aklı başında insanlar olarak buna bir çözüm bulmalıyız'' ifadelerini kullandı.