BOĞAZDA YAT KİRALAMA

  

İSTANBULDA YAT KİRALAMA

İSTANBUL BOĞAZINDA YAT KİRALAMA

Özel yat kiralama 14 kişiye kadar hizmet verilir. Yat kiralama hizmetini alarak her kişi sayısına uygun olarak yatımızda çok çeşitli sayıda organizasyon düzenlenebilir. Doğum günü kutlaması, bekarlığa veda partisi, sürpriz evlilik teklifi, romantik yıldönümü yemeği, mezuniyet balosu, fasıl gecesi, yüzme turu, nişan merasimi, düğün eğlencesi, iftar programı, iş yemeği ve toplantı organizasyonları gibi pek çok bireysel ve kurumsal organizasyonlar için şirketimizden saatlik ve günlük yat kiralama hizmeti alabilirsiniz. Yat kiralama hizmeti kişilere ve gruplara özeldir, münferit katılımlar yada farklı gruplar birleştirilemez. Tur programlarımız en az 2 saat sürmekte olup 2 köprü arasında Asya, Avrupa yakası kıyılarında seyreder. Daha uzun süreli kiralamalarda 3 köprü arasında Sarıyer - Beykoz kıyılarından Karadeniz sahillerine kadar devam eder. Yatımızda ses sistemimiz mevcuttur. Dilerseniz sizin oluşturduğunuz listeden de hizmet vermekteyiz. Yat kiralamada dışarıdan canlı müzik grupları organizasyona dahil edilebilir. Yat kiralama tercihinize göre yemeksiz, yemekli, kokteyl, kahvaltı menüler eşliğinde gerçekleşir. Dışarıdan yiyecek ve içecekler getirilmesi durumunda servis yapılır.

Yemek istenirse menü: (Balık Izgara, Tavuk Şiş, Adana Şiş ya da Karışık Izgara) + Salata + İçecek + Tatlı ( Menü, Galata Köprüsü’ndeki lokantamızdan sipariş edilip, sıcak servis yapılır.)
Yemek menüleri alkolsüzdür müşteri isterse alkollü içecek servisini kendisi karşılayabilir veya bizden istenirse ücreti karşılığında hizmet verilir.

En az 2 saat kiralama şartı vardır. Yatımız 14 kişiliktir. Belirlenen saatte, belirlenen yerde hazır olunmadığında tur başlamış kabul edilir. Tur başlangıcı farklı bir bölge ya da Anadolu yakası kıyıları olduğunda fiyat değişir. Sizinle beraber kaptanımız ve yardımcımız olacaktır. Yemekli olduğunda garson bulunacaktır. Su, çay- kahve ücretsiz servis edilecektir. Tur süresi müsaitlik doğrultusunda uzatılabilir.

Nilgün Belgün’ün o sözleri olay yarattı! Sanat dünyasında tartışmaya neden oldu!

Daha önce 3 kez evlenen Nilgün Belgün, çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Nilgün Belgün, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Nilgün Belgün'ün "Çok gülen ve aşırı sosyal erkekten iyi koca olmuyor. En iyi kocalar suratsız erkeklerdir" sözü, sanat dünyasında tartışmaya neden oldu.

METİN ZAKOĞLU
KOMİĞİM AMA İYİ KOCAYIM
"Nilgün Belgün çok iyi arkadaşımdır, ne diyorsa doğrudur ama ben hiç suratsız olmadım. Komediyle uğraşıyorum ve yıllardır harikulade bir kocayım."

AYDİLGE
GENELLEMEYE KARŞIYIM
"Nilgün Hanım şaka yapmış tabii ama bence iyi bir eş olmanın suratsız ya da güleç olmakla alakası yok. Beraber gülemediğim insanla beraber ağlayamam da... Bu tarz genellemelere karşıyım."

SERA TOKDEMİR
KARAKTER MESELESİ
"İyi evliliğin yüzün gülmesiyle ya da suratsız olmakla alakası olduğunu düşünmüyorum. Bu tamamen kişilerin karakterleriyle ilgili."

YAVUZ SEÇKİN
SURATSIZ ADAMLA ÖMÜR GEÇMEZ
"Gülen erkekten iyi koca olmaz fikrine katılmıyorum. Tam tersine, gülen adam sempatiktir; güler, güldürür. Onunla hayat daha iyi geçer. Sürekli somurtan adamların iyi koca olup olmadığını bilemem ama suratsız adamla bir ömür geçmez."

ELİF ECE UZUN
HERKES PARMAK İZİ GİBİ TEKTİR
"Böyle genellemeler bana çok anlamsız geliyor. Kainatta iki tane yaprak bile yok üst üste konulduğunda aynı olan. Onda bile muazzam farklılıklar var. İnsanları aynı kefenin içine koymak anlamsız. Herkes parmak izi gibi tektir."

İstanbul karmaşasından harikalar diyarına

Yemyeşil ormanları, upuzun sahili, dizi dizi yalıları, kartpostal gibi gölleri, binlerce yıllık antik yapıları, güler yüzlü köylüsü ve Osmanlı döneminden de eskiye dayanan köyleriyle metropolün en güzel kaçış yollarından biri... Beykoz, eski İstanbul’un nasıl bir yer olduğunu merak edenler için de ideal bir ziyaret rotası.

Beykoz, Üsküdar’dan başlayıp Şile’ye kadar uzanan kıyısıyla İstanbul’un en uzun sahil şeridine sahip ilçe. Türkler İstanbul’da ilk burayı mesken tutmuş. Roma İmparatorluğu döneminde Asya’dan, Horasan’dan çıkan Türk dervişlerinin gelip yerleştiği noktalardan biriymiş Beykoz. Osmanlı kayıtlarına göre ilçenin, tarihi 1260’lara dayanan köyleri var. Yani henüz Osmanlı yokken Beykoz’da Türkler yaşamış, köyler kurmuş. Beykoz’da eski geleneklerini sürdüren 20 köy var. Bunlar balıkçılık ve tarım yapılan köyler olarak ikiye ayrılıyor. Yemyeşil doğası, gölleri, hayvanları ve güler yüzlü insanıyla Beykoz’un köyleri yanı başındaki devasa metropole rağmen doğal yapısını büyük ölçüde koruyor. Üstelik köyler şehre bir otobüslük yol mesafesinde.

En tepeden Boğaz...
Beykoz’un köylerini gezmek için Beykoz sevdalısı tarihçi-rehber Mehmet Dilbaz’la birlikte çıktığımız yolculuk iki tarafı da ağaçlarla kaplı kartpostallık bir yolla başladı. İlk durağımız Beykoz merkezden sadece 10 dakika uzaklıktaki Yuşa Tepesi; Boğaz’ı en yüksekten görebileceğiniz noktalardan biri. Burası hem bir koru hem de Boğaz’ı en iyi fotoğraflayabileceğimiz konumda. Bir rivayete göre Yuşa Peygamber, Musa Peygamber’le birlikte Boğaziçi’ne gelmiş ve vefat ederek tepeye gömülmüş. Ama tepenin tarihçesi ilkçağ dönemine kadar gidiyor. Yapılan arkeolojik kazılarda, sütun başları, sütunlar, Roma dönemi, hatta pagan tapınağına ait kalıntılar ortaya çıkmış. Bu kalıntıların bazıları İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Tepedeki, Osmanlı’dan günümüze kalan cami, Cumhuriyet döneminde restore edilmiş.

Eski İstanbul
Tepede bol bol fotoğraf çekip, banklarda oturup manzaranın tadını çıkarmalı. Bundan sonra adım attığımız her yerde farklı bir manzara bizi bekliyor, hepsi birbirinden etkileyici. Buradan otomobille 7-8 dakika uzaklıktaki Anadolukavağı’na inen yol da içimizi açıyor... Anadolukavağı ve Rumelikavağı’nda geçen kavak, her ne kadar ağaç türü olarak düşünülse de ‘kavak’ aslında Osmanlı’da gümrük istasyonu demek. Bir nevi Boğaz’ın giriş karakolu. Kolera ve veba salgını olduğu dönemlerde, Anadolukavağı’na karantina istasyonları yapılmış. Boğaz’a gemi geldikten sonra 40 gün burada bekletilip ardından şehre girişine izin veriliyormuş. Anadolukavağı eski İstanbul’un nasıl olduğunu görmek isteyenler için ideal bir ziyaret rotası. Boğaz hattına dizili yalıları, kayıkhaneleri, yemyeşil ormanlarıyla Boğaziçi köyü kimliğini taşıyor. Biraz yürüyüş ve bir kahvaltı molası lazım çünkü buranın serpme kahvaltıcıları meşhur. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Ama fazla da dalmayın, daha görülecek çok yer var.

'Istanbul Photo Awards 2021' sergisi İstanbul'da açıldı

Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği uluslararası haber fotoğrafı yarışması Istanbul Photo Awards 2021'in üçüncü sergisi, İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi'nde açıldı. Fotoğraf sergisinde, Kovid-19 salgınına dair yürek burkan anları belgeleyen fotoğraflar başta olmak üzere, Dağlık Karabağ’dan Superbike Dünya Şampiyonası'na kadar geçen yıl dünya gündeminde yer alan olayları ele alan özel bir seçki sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Haber, spor, portre ve günlük yaşam dallarında tekil ve seri fotoğrafların değerlendirildiği yarışmaya, yaklaşık 15 bin fotoğraf başvurdu. 12 farklı uyruktan 14 fotoğrafçıya ödül kazandı. Sabah Gazetesi Muhabiri Uğur Yıldırım da Seri Haber kategorisinde ödül aldığı sergi 10 Aralık'a kadar ziyaret edilebilecek.

Yarışmada ödül alan fotoğrafların yer aldığı serginin açılışında konuşan Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru, bu sene Mohammed Shajahan'ın çektiği, "Yılın Fotoğrafı Ödülü"nü alan "Anne Sevgisi" başlıklı fotoğrafa işaret ederek, "Mahmuda, 44 yaşındaki doğum gününde, tabii hayatımızı etkileyen, gündemimizde olan Kovid-19 döneminde karantinada.

Kızı tarafından bir çiçekle ödüllendiriliyor ve bu fotoğrafı gördüğümüzde aslında son 2 yılın özetini de bir şekilde görebiliyoruz." dedi. Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınının Istanbul Photo Awards 2021 fotoğraflarının yüzde 80'ini oluşturduğuna dikkati çeken Peru, "Istanbul Photo Awards, bizim uluslararası alanda, ajans olarak bu yedincisini düzenlediğimiz ve çok önemsediğimiz bir yarışma.

Bu süre zarfında Azerbaycan, Suriye, Lübnan gibi savaş, çatışma ve afet bölgelerinde yaptıkları çalışmalarla ödül kazanan fotoğrafçılarımız aslında bizlere dünya genelinde farklı gündemlerin de olduğunu gösteriyor." diye konuştu.

96 FARKLI MİLLETTEN 15 BİN FOTOĞRAF
Oğuz Enis Peru, fotoğrafların sınırları olmadığının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Anadolu Ajansı olarak fotoğraflara, fotoğrafçılığa çok önem veriyoruz. Istanbul Photo Awards da en yakından tanık olduğumuz bu emeği ödüllendirme misyonu ile düzenlediğimiz bir proje. Bu yılki yarışmamıza haber, spor, portre ve günlük yaşam kategorilerinde 96 farklı milletten fotoğrafçı, yaklaşık 15 bin fotoğraf ile katıldı. Uluslararası jürimiz de tecrübeli isimlerden oluşuyor. Onların ödüllendirdiği 14 özel fotoğrafçımız var.

Bu fotoğrafçılardan aramızda Uğur Yıldırım ve Adam Pretty bulunuyor. Kendilerini tebrik ediyorum. Adam Pretty ile yarın bir söyleşi etkinliğimiz de olacak. Kendisini ve tüm kazanan fotoğrafçıları tebrik ediyorum. Bu önemli projeye ilk gününden itibaren desteklerini esirgemeyen Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansına, Türk Hava Yollarına ve sergimize ev sahipliği yaptıkları için de İstanbul Bilgi Üniversitesine çok teşekkür ediyorum."

"ANADOLU AJANSI, KÜRESEL HAFIZAMIZA KATKIDA BULUNUYOR"
Sergi açılışına konuk olan İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Tunç ise "Böylesine bir sergiyi ağırlamaktan çok gurur duyuyoruz. Gerçekten burası büyülü bir ortam. Çok özel bir yer ve özel bir sergiyle buluştuğu için çok çok mutluyuz. Tabii bu sergi, pek çok yeri gezdi. Son durak olarak üniversitelerimizi de seçmeleri bize ayrıca mutluluk verdi. Anadolu Ajansı, bu yarışma ile 7 yıldır bizim küresel hafızamıza katkıda bulunuyor. Anlık mutlulukları, sevinçleri, kıvançları, acıları, elbette pandeminin imgelerini bir karede donduruyor ve onları bize sunuyor. Bu çok büyük bir katkı. Biz de İstanbul Bilgi Üniversitesi adına minnettarız. Ben aynı zamanda İletişim Fakültesi öğretim üyesiyim, bu yüzden benim için çok anlamlı." dedi.

Açılışın ardından Anadolu Ajansı Görsel Haberler Yayın Yönetmeni Vekili Fırat Çağlayan Yurdakul, katılımcılara sergiyi gezdirerek, fotoğraflar hakkında bilgi verdi.